Trump nerede duracak?

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu bir gece yarısı yatağından alıp derdest etmesi, dünya siyasi ve askerî dengelerini temelinden sarstı. Şimdi asıl soru şudur: Trump yahut ABD nerede duracak?..

Washington tam bir zafer sarhoşluğu içinde… Donald Trump “Ben kralım” diye şişiniyor. Onun savunma bakanı Hegseth, şöyle böbürleniyor: “Bu kadar büyük operasyon yaptık. Ama tek bir askerimizi kaybetmedik. Demek ki, Rusya’nın verdiği savunma sistemleri çalışmamış…” Doğru, çalışmamış. Çünkü sistemin çalışması için kimse emir vermemiş! Lakin ABD Savunma Bakanı burasını es geçiyor. Belki de kendileri için en kolay hedef olan Maduro operasyonunu, böylesine hasarsız tamamlamış olmanın keyfini yaşıyor. Doğrusu şimdiye kadarki en ucuza mal olmuş zafer diye değerlendirilebilir. Zira geçmişte ABD’nin yüzüne gözüne bulaştırdığı pek çok askerî operasyonu da malum! Ama hüküm neticeye göredir tabii. Amerika hem başkalarına da yeterince gözdağı vermiş olarak, Venezuela meselesini bir yere kadar halletmiş durumda. Bir yere kadar diyoruz, çünkü bahse konu ülkede, her şey bitmiş değil. İlk şaşkınlık ve suskunluğun ardından neler gelir, bekleyip göreceğiz. Şurasını bugünden tahmin etmek zor değil. Karayipler ve Latin Amerika’nın tamamında büyük huzursuzluklar ve belki kanlı olaylar baş gösterecek. ABD’ye karşı direnişin işaret fişeğini Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel attı bile: “Burası sizin arka bahçeniz değil…” Küba 1960 yılından beri, Amerika Birleşik Devletlerine direniyor. Domuzlar Körfezi çıkarmasının fiyasko ile sonuçlanması, dönemin Başkanı John Kennedy’nin de ipini çekmişti. Trump, Küba’nın düşmek üzere olduğunu söylüyor. Sebebini de kendince açıklıyor. Bundan böyle Venezuela’dan buraya petrol tankerleri gitmeyecek… Hâlbuki, Küba 65 seneden beri zaten her türlü izole durumda. Latin Amerika’da ABD askerî gücüne kafa tutabilecek........

© Türkiye