We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Paris’i de yakarlar, Kiev’i de!..

32 6 4
27.11.2018

Erdoğan birilerinin dikkatini çekmeye çalışıyor; “Paris yanıyor, ancak dünya sessiz…” Sarı Yeleklilerin eylemi altında yatan sebepler önemli. Fakat önce Turuncu Devrimin yansımalarına bakmak gerekiyor…

Belki de bazılarınız unuttu. Onun için Ukrayna’da Kerç Boğazı'nda yaşanan sıcak olayların kökenindeki Turuncu Devrim’i kısaca hatırlayalım. Hatta onun azıcık öncesine uzanalım. Eylül 2001’deki terör saldırılarını bahane ederek, “Yeni Bir Amerikan Yüzyılı” projesi çerçevesinde, ta Kırgızistan’a kadar uzanan devrimler zincirinin bugüne kadar hangi etki-tepkilere yol açtığına kısaca bakalım. Hani 2004 yılında Ukrayna’da, “Turuncu Devrim” diye tanımlanan ve ülkeyi Rus etkisinden uzaklaştırıp Batı’ya yaklaştırmaya, hatta NATO’ya üye yapmaya dönük sürecin başlangıcı. Batı Yanlısı Yuşçenko’nun yüzde elli oy alarak iktidara gelmesi vd. Ne var ki, yalnızca altı sene sonra durum tersine dönecek ve aynı Yuşçenko ancak yüzde 5 (yazıyla yüzde beş) oy alabilecekti. Rakibi, Rus Yanlısı ve Doğu Ukraynalı iş adamlarının temsilcisi Yanukoviç seçimi kazanacaktı… Rusya kendisinin imparatorluk iddiasıyla göbekten bağlı Ukrayna Meselesinde, ABD ve AB’nin öyle başına buyruk kararlar alması, politikalar geliştirmesini tabii ki seyretmeyecekti!.. Daha da devamını getirdi. 2014 yılında, bütün dünyanın şaşkın bakışları arasında Ukrayna’ya silahlı müdahalede bulundu, Kırım'ı önce işgal sonra ilhak etti. Peki, ABD ve AB ne yaptı? Sadece ekonomik ambargo uygulayabildi. Zira BMGK’da daimî üye olan Rusya aleyhine bir karar çıkarması mümkün değildi. O vakit AB Dönem Başkanı olan Fransa ve Almanya ve İtalya ve İspanya, Rusya ile olan önemli ekonomik ilişkilerini........

© Türkiye