Bu pervasızlık son perde olsun! Müjdat Gezen vakası sanatta milattır

Sanat, toplumun aynasıdır. Ne var ki bugün o ayna, özellikle genç sanatçı adaylarının özlük hakları ve sosyal güvenceleri açısından perişan bir görüntü vermektedir.

1978’den beri kanun önünde sigortalı kabul edilen sanatçılarımız, maalesef gerçek hayatta “üstat” diye hitap ettikleri patronlar tarafından iş güvenliği hiçe sayılarak, yasal hakları gasbedilerek çalıştırılabilmektedir…

Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan Müjdat Gezen iddiaları -50 sanatçıyı sigortasız çalıştırmak ve bir emekçinin iş kazası geçirmesi- buzdağının yalnızca görünen ucudur. Eğer iddialar doğruysa, bu basit bir ihmal değil, sistematik bir hak gasbıdır.

YEŞİLÇAM’DAN BUGÜNE DEĞİŞMEYEN ACI SENARYO

1990’ların ortalarında müfettiş yardımcısıyken yaptığım teftişlerde gördüklerimi hâlâ unutamıyorum. SSK kapılarında uzayıp giden hüzünlü kuyruklar… Çocukluğumuzun Yeşilçam kahramanları, yaşlanmış, çaresiz ve hiçbir sosyal güvenceye sahip olmadan emeklilik hakkı için mücadele ediyordu. Patronları sigorta primlerini yatırmamış, yasal haklarını vermemişti.

7 Ağustos 2019’da Türkiye gazetesinde kaleme aldığım “Cem Özer Olayı ve Sinan Çetin’e Kesilen Ağır Cezalar” yazısı da aynı gerçeğe dikkat çekmişti. Aradan geçen yıllara rağmen değişen pek bir şey yok.

IŞIKLAR SÖNÜNCE BAŞLAYAN DRAM: SANATÇI MI, MODERN KÖLE Mİ?

Müjdat Gezen........

© Türkiye