Sefahatten sefalete: Nauru |
Yetmişli yıllarda bu günün parasıyla 250 bin dolara varan kişi başı millî hasıla nasıl oldu da düştü üç on paraya?
Nauru Pasifik’te küçük bir ada, haritada nokta. Hepi topu 21 kilometrekare, köy irisidir âdeta. İlk defa Mikronezyalılar mekân tutar.
30 asır önce, belki daha fazla.
Polinezyalılar da gelmiş olabilir. Çünkü değişik lisanlar var. Adada on iki kabile meskun, ülke bayrağındaki yıldızın köşeleri sayısınca.
Sahili mercan resifi ve sivri kayalıklarla kaplı. Gemiler yanaşamıyor asla.
Ekvatora yakın, suhunet gündüz 35, gece 25 °C civarında. Rutubet 7/24 tavan, denizle sarılı zira. Kasım şubat arası muson mevsimi, sabah akşam yağmur yağar. Hindistan cevizi, pandanus, muz, ananas, tamanu, papaya (ağaç kavunu), guava ve ekmek ağacı yetişir.
Genç süt balıklarını (ibija) yakalar, tatlı suya alıştırırlar. Bunlar “Buada Lagünü’nde” büyür kilo tutar, tavalık olurlar.
Zaten Nauru “sahile gidiyorum” demektir, adı bile balıkçılıktan.
Yıl 1798, İngiliz kaptan John Fearn, ticaret gemisi Hunter ile Nauru’yu gören ilk Batılıdır ve öyle bir selahiyeti varmış gibi adını “Pleasant Island” (Hoş Ada) koyar.
Zamanla Avrupalılarla temas artar. Balina avcıları ve ticaret gemilerine erzak ve içme suyu satarlar. Bu arada fuhuş, frengi, alkol ve ateşli silahlarla tanışırlar.
Gemilerden kaçan firariler hepten ayarlarını bozar. 1878’de iç savaş başlar, tam 10 yıl birbirlerine kurşun sıkarlar.
Havalide dolaşan iki sömürgeciden, Britanya adayı Almanya’ya bırakır, bilmiyoz artık ne aldıysa karşılığında (1888).
Almanlar ihtiyar Tüccar Robert Rasch’ı baş idareci yapar (1890) azgın müdür 15’lik kızlarla yaşar. Rasch önde gelenlerin alayına kral ünvanı bağışlar, avanesi ile kiliseye bağlar. Adaya “Nawodo” ve “Onawero” adını koyar.
Nauru, Pasifik’teki üç büyük fosfat (oksitlenmiş fosfor) kaynağından biridir. Fosfat dediğin gaitadır aslında! Deniz kuşları biteviye balık yutar, def-i hacetlerini adaya bırakırlar. Bunlar tabaka tabaka yükselir ve taşlaşır zamanla.
Almanlar cevheri keşfeder ve işletirler. Pasifik Fosfat Company marifetiyle sevk ederler Avrupa’ya. Derken Harb-i umumi patlar, Avustralya birlikleri Nauru’yu ele geçirir ve Kral 5. George’a sunar. Corc “yok ben almıyim” der, bırakır Cemiyet-i Akvama (bir nevi manda). Müttefikler (İngiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda) bir Fosfat Komisyonu (BPC) kurar, pastayı paylaşırlar.
2. Cihan harbinde Almanlar rövanşa gelir, Komet ve Orion zırhlıları beş ikmal gemisini dibe yollar. Fosfat ambarlarını, petrol depolarını ve gemi yükleme konsolunu bombalar (1940).
Ardından Japon işgaline uğrar, 1200 Nauru’luyu zincire vurur Chuuk Adaları’nda çalıştırırlar. Savaşın seyri değişince Komutan Hisayaki Soeda, adayı Kraliyet Donanması’na teslim eder kibarca (1945).
Nauru yerlileri nasıl desek, gevşektir biraz, zora gelmez,........