Sırtı yere değmeyen efsane: YAŞAR DOĞU
Antalya, Kemer'de yarın Uluslararası Yaşar Doğu, Vehbi Emre ve Hamit Kaplan Güreş Turnuvası başlıyor.
12 ülkeden 400 sporcunun katılacağı turnuva öncesinde ''Yaşar Doğu'nun ölümünün 65. anma töreni düzenlenecek'' diye bir mesaj aldım. Hatırlanmak ne güzel, 'Ahde vefa mesajı' bu. Tebrikler.
MİNDERİN EFSANESİ
Yaşar Doğu, Türk güreş tarihinin tartışmasız en büyük efsanesi.
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanımız Taha Akgül, şampiyonlar şampiyonu Rıza Kayaalp ve diğer şampiyonalarımız alınmasın.
Hepsinin yeri ayrı ama Yaşar Doğu bir başka.
O minderin hükümdarı ve "Türk güreşinin babası".
Çocukluğum; Onun, Türk Milleti’ni gururlandıran eşsiz güreş hikayelerini dinleyerek geçti.
O kadar güzel hikayeler dinledim ki...
RAKİPLERİ SAYGI DUYARDI
Ustam Ali Gümüş, Yaşar Doğu'nun rakiplerinde derin saygı uyandıran büyük insan olduğunu Avustralyalı güreşçi Gerald'in itirafını anlatmıştı:
Gerald... ''1956 Melbourne Olimpiyatları finalinde, Yaşar Doğu gibi müthiş bir güreşçiye tuşla yenilmiş olmanın gururunu yaşadım. Gurur, diyorum çünkü o bütün zamanların en büyük güreşçisi."
Edmonton'da bu duygusal itirafı yapan Avustralyalı güreşçi Gerald yıllar sonra der ki:
"Melbourne'e döndüğümde eşim, Yaşar Doğu'nun armağanı Ay-Yıldız'ı ceketime işledi. Yıllarca, iftihar vesilesi olarak o kokartla dolaştım. Çünkü o kokartı bana bütün zamanların en büyük güreşçisi vermişti."
İşte Yaşar Doğu buydu. Büyük bir şampiyon ve insani ilişkilerinde eşsiz bir sevgi köprüsü kuran gönül elçisi.
Gel de gururlanma...
Özetle... Yaşar Doğu,........
