Medya bağırsaklarını ne zaman temizleyecek?

Hekimler hastalarına öncelikle temiz hava ve bol su tavsiye eder; "Evinizi sık sık havalandırın" der. Oksijensiz odalarda ölü bakteriler birikir, koku oluşur. Bu ortamlar insanı hasta eder.

Sağlıklı toplumlarda medya temiz bilgi aktararak oksijen görevi yapar. Kamuoyunun bilincini açar.

Peki ya, medya kirlendiyse? Maalesef Türkiye'de tuzun koktuğu noktadayız.

Son iki haftada 'maruz kaldığımız' haberler medyanın ne kadar vahim bir duruma düştüğünü gösteriyor.

Kimi besleme gazetecilerin siyasetçilerle akçeli ilişkileri ayyuka çıkmıştı. Bazı iş adamlarının medyayı kara para aklama aracına dönüştürdüğü de deşifre olmuştu. Sonuncu operasyon geçen hafta yapıldı. GAİN grubuna bahis ve kara para aklama suçundan baskın düzenlendi ve kayyım atandı.

Kimi televizyon yöneticilerinin ve spikerlerin karıştığı öne sürülen uyuşturucu partileri ve taciz iddiaları çok düşündürücü. Vahimi bunun buz dağının görünen yüzü olması.

Skandala bir spor kulübü başkanının da adı karıştı. İşin bir ucu da Ankara'da medyaya etki eden çok önemli kamu kurumlarına uzanıyor.

Eski milletvekili gazeteci Şamil Tayyar çarpık ilişkilerden örnekler verdikten sonra şöyle dedi: "Üzülerek ifade ediyorum, kimileri Külliye programına ödül olarak yazılıyor. Bu ilişkilere göre ekranlar paylaştırılıyor, konuklar belirleniyor, politikalar şekillendiriliyor. Gözaltındaki varlıklı isimlerle ekipteki hukukçular üzerinden bağlantı kurularak milyon dolarlık anlaşmalar yapılıyor. Hem yerel hem merkezî iktidarla eş zamanlı flört ediliyor."

Türkiye, kariyerin liyakat değil etek boylarıyla ölçüldüğü bu süfli düzenden kurtulmadıkça ve sepetteki........

© Türkiye