Büyük fotoğraflar küçük hesaplar...

Osmanlının son dönemini anlatan bir hatıra kitabında okumuştum. Hüseyin Cahit Yalçın’ın mıydı tam hatırımda kalmadı. Birisi dönemin bürokratına “Babıali bahçesinde Sadrazam Efendimizle birlikte görün, kimse dokunamaz” diye tavsiyede bulunuyor. Devir değişse de bazı şeyler değişmiyor.
Benzer bir hadiseyi Cüneyt Özdemir anlattı. Aynen aktarıyorum: “Şu an tutuklu olan isimlerden biri HaberTürk'te çalışıyordu. Görevden alacaklar ama almadılar. Ne oldu dedim. Ankara'ya gittim bakanlarla tek tek fotoğraf çektik, Instagrama koyduk, korktular görevden almaya!..”
Özdemir: “İlişkiler böyle kurulmuştu. İnsanlar gazeteci istemiyordu. Tam tersi bakanlarla, Erdoğan'ın uçağına binen İletişim Başkanı ile konuşan tipler isteniyordu.”
Geçen yıl deşifre olan 'Yenidoğan Çetesi’nin elebaşlarından Mustafa Kemal Zengin, tehdit ettiği savcıya şöyle diyordu:

“Seni öldürebilirler dikkatli ol. Bu adamların mermiye kafa atan 500 tane adamları var. Şimdi sen benimle bir fotoğraf çektireceksin. Ben bunu sayfama koyacağım. Sana kimse dokunamaz.”
Adam, böylece o fotoğraflarla kendisine dokunulmazlık zırhı oluşturuyor, 'büyük insanlarla ahbap büyük insan' rolüne bürünüyordu.
Şimdilerde İmamoğlu Suç Örgütü soruşturmasından tutuklu bulunan İBB’nin........

© Türkiye