Ümidin tüken(me)diği noktada mıyız?

Millî ve manevi değerlerimiz heyelan altında… Geleneklerimiz göreneklerimiz yok ediliyor. Tarihî bağlarımızdan, medeniyetimizden koparılıyoruz. Kültürümüz evrenselleşme altında hiç ediliyor. Özgürleşme aldatmacasıyla pervasızlıklar artıyor.

Velhasıl aile yapımız büyük tehditle iç içe…

Ülkemizin beka meselesi konumunda.

Din birliğimiz, dil birliğimiz, gönül birliğimiz,

Dirliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz…

Küresel güçlerin, malum odakların(!) kuşatması altında…

Her geçen gün örseleniyoruz, özümüzden kopuyoruz.

İçtimai yargılarımız dejenere ediliyor.

Aldatmaca, cinayet, şiddet, işkence, soygun, vurgun…

Yolsuzluk, rüşvet, iltimas, irtikap, dolandırıcılık kol geziyor.

Düzenbazlık, fitne-fesatlık, kışkırtıcılık, hırsızlık meslekleşti.

Yalan-dolan, talan, iftira, kötülük diz boyu, iyiliği rafa kaldırdık.

Şer, fenalık, azgınlık, kısa yoldan köşeyi dönme peşindeyiz.

İçki, kumar, sanal oyunlar aldı başını gidiyor.

Suça itilen çocukların sayısı artıyor.

Sapkınlıklar, cinsiyetsizlik (LGBT) algısı körükleniyor.(*)

Mafyalar ahtapot gibi her yeri sarıyor.

Sosyal mecralar hepimizi teslim aldı.

Mutsuzluk, umutsuzluk aşısı şırınga ediliyor.

Dalalet içinde çırpınıp duruyoruz.

Ünlülerimizin, fenomenlerin başını çektiği uyuşturucu illeti yaygınlaştı, özenti yumağına dönüştü.

Dizi filmler kötü örnek olmakta birbiri ile yarışıyor.

Modernleşme yutturmacasıyla yozlaşıyoruz.

Âdeta her şey ülkemizde olağan hâle geldi.

Var olma ile yok olma arasında gidip geliyoruz.

Peki bunların sebebi nedir?

Tek kelime ile dalalet tuzağına düşmemiz…

Ahlaksızlık batağında debelenmemiz…

Olaya bu çerçeveden baktığımızda…

MHP Lideri Devlet Bahçeli;

Son grup konuşmasında bu durumu çok veciz özetledi…

Halkımızın önüne tedavi reçetesini de sundu…

Millî Ahlak Reformuna ihtiyaç olduğunu belirtirken:

“Hiç kimsenin gözünün yaşına bakamayız, bakmamalıyız. Kafa kafaya vererek millî ahlak........

© Türkiye