menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sarayı Kuşatıp Diktatörü Saraydan Alıp İndirmeye Hazırmıyız ?

12 0
08.07.2025

Diktatörlükten Kurtulmanın Kısa Tarihi ve Uzun Gecesi

1: “Yukarıdan Atanmış Delilik”

Tarih boyunca bir şey değişmedi: Birileri yukarıdan kendilerini “kurtarıcı” ilan etti, biz aşağıdan sessizce alkışladık. İlk başta hep bir “umut vaadi” ile başlar: millî birlik, dirlik, düzenlik… Sonra o vaatler, yerini “millî beka”, “hainler”, “iç düşmanlar” gibi sürekli bir panik havasına bırakır.

Ve sonra? Düğmeye basan tek bir kişi olur. Geri kalanlar… seyircidir.

Ancak bir halk, uzun süre seyirci kalamaz. Seyirci, eninde sonunda sahneye atlar. Zira sahnede çılgın bir diktatör, önde oynar da oynar, geri kalanlar ona sadece dekor olur. Bir gün o dekorlar yürür; o devrik tiran şaşırır, “Ama sen perdeydin?” der.

İşte o gün başlar asıl oyun.

2: “Kudurmuşluk Ölçü Aletinde Sıfır Noktası”

Her diktatör, önce halkı küçümsemekle işe başlar. “Bu halk bilmez, biz biliriz.” der. Hatta bazısı işi abartır: “Bu halk için neyin hayırlı olduğunu biz biliriz.” der. Sonra kendisine kocaman saraylar yaptırır, o saraylara da “halk evi” adını verir. Cam, çelik, mermer… Ama içinde halk yoktur. İçinde sadece yankılanan emirler vardır.

Kudurmuşluğun ilk belirtisi: Gerçekten inandığını zannetmeye başlamasıdır.

“Ben halkım!” diyenin, halktan en son geçen belediye otobüsünde yedi yıl önce yer kapması genelde kaçınılmaz sondur.

3: “Cumhurbaşkanlığı, Bakanlık mı Dediniz? Daha Dün Sucukçuydu”

Klasik tiran formülasyonu: Çevresini kendisine hayran ama halka yabancı tiplemelerle doldurur. Bugün sucukçu, yarın başbakan. Dün pazarcı, bugün enerji stratejisti. Dün çaycı bugün holdinglere sahip iş adamı…

Ve halk bunu izler. Önce öfkelenir. Sonra alışır. En sonunda “biz de zaten öyleydik” diyerek durumu kabullenir.

Ama işte orada kırılır zincir. Her halk hareketi, önce “kabullenmeye” karşı uyanır. “Bu muyuz biz?” sorusu, tarih boyunca her devrimin ilk cümlesi olmuştur.

4: “Milyonlar ve Merkezî Yalan”

Bir diktatörlük, sadece zalimlikle değil, aynı zamanda sürekli yalanla ayakta kalır. Her gün bir başka “büyük başarı” haberi. Her sabah bir başka “ekonomik rekor”. Hâlbuki manavda elma fiyatı devrim yapmış. Ama haberlerde “tarihin en düşük enflasyonu” var.

Milyonlar, bu yalanı fark ettiğinde çanlar çalmaya başlar.

İktidar merkezleri ve bakanlıklar, dev beton kulelerdir. Ama unuttukları şey şudur: Beton, insan aklından daha sağlam değildir. Milyonların aklı bir kez uyanırsa, hiçbir mermer plaka onları durduramaz.

5:........

© Turkish Forum