menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KANLA FİNANSE EDİLEN İMPARATORLUK

8 0
07.01.2026

CIA, Uyuşturucu Operasyonları ve Küresel Kirli Savaşın Gerçek Tarihi

“Devletler uyuşturucuya karşı savaşmaz.
Uyuşturucu üzerinden savaş yürütür.”

YALANIN RESMİ TARİHİ

Amerika Birleşik Devletleri Merkezi İstihbarat Teşkilatı, 1947’de Ulusal Güvenlik Yasası ile kuruldu. Resmî gerekçe, ABD’yi Sovyetler Birliği ve komünist yayılma tehdidine karşı korumaktı. Ancak bu tarihten itibaren dünya, resmî olarak tanımlanmayan savaşların ve örtülü operasyonların alanına girdi. CIA’nin kuruluşu, modern “gölge savaşlarının” başlangıcı olarak görülebilir.

Bu savaşların ortak karakteri şuydu: Kongre denetimi yoktu, bütçeleri gizli tutuldu ve kamuoyuna açıklanmadı. ABD içindeki demokratik denetim mekanizmaları devre dışı bırakılmış, örtülü operasyonlar yalnızca Başkan ve istihbarat yönetimi tarafından şekillendirildi. Bu yapı, tüm küresel operasyonlarda kara para kullanımını zorunlu kılmıştır.

Uyuşturucu, bu yeni savaş konseptinin finansal omurgası olarak devreye girdi. Afyon, kokain ve eroin sadece para üretmekle kalmadı; aynı zamanda kontrol ve baskı mekanizması olarak da kullanıldı. Devletler ve istihbarat servisleri, uyuşturucuyu hem araç hem de silah olarak değerlendirdi.

Bu yapı, yalnızca kara para akışı yaratmadı; aynı zamanda denetim dışı bir güç merkezi oluşturdu. Kimlerin hangi operasyonları yönettiği çoğu zaman bilinmezken, bu bilinmezlik sistemin sürekliliğini garanti etti. Yani uyuşturucu, gölge savaşının görünmez ama merkezi kaynağı oldu.

Bu bağlamda, CIA tarihini yalnızca darbeler ve suikastlar üzerinden okumak yanıltıcıdır. Uyuşturucu, kara para ve örtülü finansman mekanizmaları bu tarihin en temel bileşenleridir. Modern tarihin gerçek haritası, resmî kayıtlarla değil, bu gizli hatlarla okunabilir.

GÜNEYDOĞU ASYA (1950–1975)

Operation Momentum – Laos – Air America

1950’ler Güneydoğu Asya, CIA’nin ilk büyük narko-finanslı operasyonlarının sahnesi oldu. Laos’ta yürütülen Operation Momentum, Sovyet etkisine karşı Hmong milislerini destekleme adı altında başlatıldı. General Vang Pao, CIA’nin en kritik sahadaki müttefiklerinden biriydi ve onun liderliğinde milisler, Golden Triangle bölgesinde afyon üretimini sürdürdü.

Afyon üretimi, yalnızca lokal gelir sağlamıyordu; CIA için küresel bir finans kaynağıydı. Üretim ve nakliye, resmi olarak lojistik operasyonlar üzerinden yürütüldü. Air America uçakları, sivil yardım ve askeri lojistik için kullanıldığı iddia edilse de, sahadaki tanıklar ve belgeler, uçakların afyon ve eroin taşımacılığında kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır.

Alfred W. McCoy’un araştırmaları, bu hatların sistematik olduğunu ve tesadüfi olmadığını belgeledi. Uyuşturucu taşımacılığı ve finanse edilen milisler arasındaki bağlantı, CIA’nin bilinçli olarak yürüttüğü operasyonun kanıtıdır. Bu operasyonların sadece lojistik değil; aynı zamanda finansal ve stratejik bir boyutu vardı.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Resmî açıklamalar, “lojistik destek” iddiasıyla gerçeği örtmeye çalıştı. Oysa sahadaki durum açık: CIA, uyuşturucu üretim ve nakliyesine göz yummakla kalmadı, bu süreci aktif biçimde destekledi. Bu tercih, yalnızca ekonomik değil, stratejik bir karardı.

Bu dönemde elde edilen gelirler, sadece sahadaki milisleri değil, daha geniş CIA operasyonlarını da besledi. Uyuşturucu, örtülü savaşın hem yakıtı hem de güvence mekanizması oldu. Güneydoğu Asya örneği, uyuşturucunun devletler arası stratejilerde nasıl kullanıldığını açıkça gösterir.

LATİN AMERİKA (1979–1989)

Operation Condor – Iran–Contra – Dark Alliance

Latin Amerika, CIA’nin narko-finanslı operasyonlarının en belirgin ve yıkıcı sahnesidir. Nikaragua’da Sandinista hükümetine karşı savaşan Contra milisleri, ABD Kongresi tarafından fonlanması yasaklanan bir güçtü. Ancak savaş devam etti ve finansman yöntemi radikal biçimde değiştirildi: uyuşturucu üzerinden gelir sağlandı.

Iran–Contra skandalı, bu mekanizmayı gözler önüne serdi. ABD, İran’a gizlice silah sattı, elde edilen gelir Contra milislerine aktarıldı. Bu işlem yeterli değildi; CIA, kokainin ABD’ye taşınmasını sağladı. Dağıtım ağları özellikle Los Angeles gibi büyük şehirlerde yoğunlaştı ve sonuç, crack salgını ile toplumsal yıkım oldu.

Gary Webb’in Dark Alliance çalışmaları, bu bağlantıları detaylı biçimde ortaya koydu. Başlangıçta inkâr vardı; CIA suçlamaları reddetti. Ancak iç denetim raporları, teşkilatın bu ağdan haberdar olduğunu ve süreci onayladığını kabul etti. Artık “iddia” yerine, belgelenmiş gerçekler vardı.

Bu dönemde görülen durum şudur: Devlet ve uyuşturucu ilişkisi, tesadüfi değil, stratejik ve planlıdır. CIA, yalnızca milisleri desteklemekle kalmadı; aynı zamanda uyuşturucu akışını güvence altına alacak bir altyapı inşa etti.

Dolayısıyla Latin Amerika örneği, modern narko-finanslı savaşın en net ve trajik tezahürüdür. Toplumlar parçalanmış, devletler örtülü savaş için araç olarak kullanılmış ve milyonlarca insanın hayatı bu stratejinin kurbanı olmuştur.

KOLOMBİYA (1980–1993)

Escobar, Medellín Karteli ve Seçici Körlük

Pablo Escobar ve Medellín Karteli, modern suç ve istihbarat tarihinin sembolüdür. Ancak Escobar tek başına bir suç makinesi değildir. Miami hattı, Panama bankaları ve ABD içindeki dağıtım ağları olmadan büyümesi mümkün olamazdı. Escobar, sistemin izin verdiği bir oyuncuydu.

ABD yetkilileri, kartelin büyüklüğünü fark etmesine rağmen doğrudan müdahale etmedi. Bunun yerine, sistem seçici körlük gösterdi: bazı operasyonlar durdurulurken, ana finans hatları ve dağıtım ağları sürdürüldü. Bu sayede kartel, hem kara para hem de silah trafiği üzerinden örtülü operasyonlara hizmet etti.

Escobar öldürüldüğünde kamuoyuna “temizlik yapıldı” denildi. Oysa sistem ortadan kalkmadı; yalnızca oyuncu değişti. Karteller parçalandı, ama........

© Turkish Forum