menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Boykot ve Küresel Dayanışma: Halkların Danimarka ve Grönland’a Karşı Sorumluluğu

7 1
15.01.2026

Boykot Neden Gündemde?

Boykot, dünyanın halkları için en barışçıl ama aynı zamanda en etkili siyasi araçlardan biridir. Şiddet, zorlayıcılık veya tehdit içermez. Buna rağmen, güçlü aktörler üzerinde gerçek bir baskı yaratabilir. Bu nedenle boykot, büyük güçler hukuk, etik ve halkın iradesini zorladığında önem kazanır.

Amerika Birleşik Devletleri’nin, Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge olan Grönland’a yönelik baskıcı ve araçsal yaklaşımı tam olarak böyle bir durumu temsil etmektedir. Bu yaklaşım yalnızca Grönland halkını değil, Danimarka’nın egemenliğini ve halkların kendi kaderini tayin hakkı ilkesini de ilgilendirmektedir.

Devletler tereddüt ettiğinde, tarih gösteriyor ki çoğu zaman dünyanın halkları harekete geçer. Boykot, sıradan insanların kolektif ve barışçıl biçimde tepki göstermesini sağlar.

Danimarka ve Grönland: Egemenlik ve Halkın İradesi

Grönland, Danimarka Krallığı’na bağlıdır, ancak geniş özyönetim haklarına sahiptir ve kendi parlamentosu vardır. Grönland halkı, kendi geleceğini şekillendirme hakkına sahip bir siyasi özne olarak tanınmaktadır; bu, bağımsızlık konusunda karar verme hakkını da kapsar.

Danimarka, Grönland’ın uluslararası hukuki statüsünün garantörü olarak merkezi bir rol oynar. Bu nedenle Grönland’a yönelen her dış tehdit, aynı zamanda Danimarka’nın egemenliğine dolaylı bir saldırı anlamı taşır.

Bu nedenle mesele, sadece teknik bir dış politika konusu değildir. Suçlama şudur: Büyük güçler ekonomik ve stratejik baskıyla suverene devletleri ve halkları etkileyebilir mi?

Eğer istikrarlı ve demokratik bir ülke olan Danimarka bile bu tür baskılara maruz kalabiliyorsa, bu küçük ve savunmasız topluluklar için tehlikeli bir mesajdır.

Grönland’ın geleceği, dış güçlerin değil, doğrudan Grönland halkı tarafından........

© Turkish Forum