DENKTAŞ’I ANMAK; SADECE DEMEÇLERLE DEĞİL, O’NUN MİRASINA SAHİP ÇIKMAK, O’NUN GİBİ YÖNETMEK VE O’NUN YOLUNDAN GİTMEKLE OLUR

Denktaşsız geçen 14 yıl O’nun bıraktığı büyük boşluğu kapatacak yerde daha da derinleştirdi.
Sağlığında sıkı karşıtı olanlar dahil, herkes O’nun değerini daha iyi anladı ve hasretle arar oldu.
Boşalttığı makama gelenlerin sığlıkları, çapsızlıkları, donanımsızlıkları, dava ve devlet adamı niteliği eksiklikleri, O’nun büyüklüğünü herkese yeniden kanıtladı.

*
ENOSİS girişimlerini protesto için, 1948 yılında Lefkoşa’da düzenlenen Selimiye mitinginde, varoluş mücadelemizin önderi Dr. Küçük’ün yanında ilk siyasi miting konuşmasını yaptığında henüz 24 yaşında genç bir avukattı.
Yaşama veda edene kadar, milim sapmadan milli mücadelenin dinamik önderi oldu.
Sömürge yönetiminin 1948’de oluşturduğu Türk İşleri Komisyonu’nda Türk Halkını temsil etti. Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanlığından, 1957’de TMT’nin kuruluş aşamalarından, 1960 Londra görüşmelerinden, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kurma aşamalarından, Türk Cemaat Meclisi Başkanlığından 1963’lerdeki umutsuz karanlık günlerden, zor sürgün yıllarından, karanlık Rum hapishanelerinden, Erenköy’deki direniş günlerinden geçti…
Milli mücadelenin her safhasında bazen elinde silahı, bazen kalemi, bazen mikrofonu ile belirleyici liderlik yaptı.
“Türkiye’nin bir Kıbrıs meselesi olmadığının” Türkiye hükümet yetkilileri tarafından açıkça ifade edildiği 1950’li yıllarda Dr. Küçük ve mücadele arkadaşları ile birlikte, Türkiye’de adeta iğne ile kuyu kazarak Kıbrıs davasını Türkiye’nin milli davası haline getirdi..
Önderimiz Dr. Küçük ile birlikte, Türk ordusunun 82 yıl sonra yeniden adaya ayak basmasını, Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki meşru hak ve çıkarlarının korunmasını, Anavatanın, Kıbrıs Türk Halkının garantörü olmasını sağladı…
Rum tarafıyla 1968’den itibaren başlayan barış görüşmelerinde, BM Platformları dahil tüm uluslar arası platformlarda, tam 37 yıl boyunca Kıbrıs Türk halkının ve Anavatan Türkiye’nin meşru hak ve çıkarlarını kararlılıkla taviz vermeden korudu..
Ulusun ve tarihin tanıklığı önünde, Geçici Kıbrıs Türk Yönetimini, Türk Yönetimini, Otonom Kıbrıs Türk Yönetimini, Kıbrıs Türk Federe Devletini ve nihayet Kıbrıs’taki Bağımsız –egemen Türk Cumhuriyeti’ni kurdu…
Tarihe “devlet kuran lider” olarak geçti…
Sömürge yönetimi altında yaşayan, etkisiz, dikkate bile........

© Turkish Forum