19 Mayıs, Kurtuluşun Ruhu ve Gençliğin Emanete Olan Sorumluluğu
Bugün 19 Mayıs. Yalnızca Mustafa Kemal’in doğduğu gün değil, inşa edilen Cumhuriyet’in genç nesillere emanet edildiği müstesna bir dönüm noktasının günüdür. 19 Mayıs, sadece geçmişi ve tarihi yad etme günü değildir; aksine, gençlerin geleceği bugünden analiz ederek anlamlandırma ve bir duruş sergileme ve geleceğe taşıma ruhunun filizlendiği günüdür.
19 Mayıs tarih, emperyalizme karşı bir başkaldırının, toplumsal örgütlenmenin ve bağımsızlık iradesinin vücut bulmuş halidir; kurtuluşun ve kuruluşun ilk adımıdır. Atatürk’ü anlamak, aklı, bilimi, özgürlüğü ve çağdaşlığı özümsemektir. Zira onun temel felsefesi olan “Benim manevi mirasım ilim ve akıldır” anlayışında gizlidir. 19 Mayıs, modern dünyanın bir gereği olarak egemenliğin millete ait olduğunun, insanı “eşit yurttaş” gören ve fırsat eşitliğini yalnız erkeler için değil, kadınlar için de savunan bir vizyonun ancak tam bağımsızlıkla mümkün olacağını gösteren bir manifestodur.
Mustafa Kemal’in “Bütün ümidim gençliktedir” sözü, yalnız romantik bir temenni değil, gerçekçi bir hedeftir. Bu hedefin gerçekleşmesi noktasında biz akademisyenlerin omuzlarında da çok ciddi bir sorumluluk bulunmaktadır. Eğer bugün onun gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda yürümek istiyorsak, gençlerimizi her yönüyle nitelikli, donanımlı ve yetkin bireyler olarak yetiştirmek zorundayız. Gençliğe bırakılan asıl........
