Maduro Üzerinden Uluslararası Sistemin Dönüşümü
Maduro Üzerinden Uluslararası Sistem Dönüşümü
ABD’nin Amerika kıtasına Avrupa’yı yaklaştırmama stratejisi, Monroe Doktrini olarak deklare edilmiş, her fırsatta uygulanmıştır. 1823’te Monroe’nun Kongre’ye yazısıyla ilan edilen bu strateji, başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupalı sömürgecilerin kuzeyi, güneyi ve ortasıyla Amerika’dan çekilmelerini, ABD’nin de Avrupa’nın bitmeyen kavgalarına bulaşmamasını öngörmekteydi. 20. yüzyılda Amerika’daki darbelerin ideolojik temeli bu doktrin idi. Şili’den Bolivya’ya her darbenin farklı gerekçeleri olsa da ortak noktası bu kıtadaki varlıkların ABD’ye ait olduğu iddiasıydı. Bu kıta ülkelerinin zenginliği öncelikle ABD sofrasına konulacak, artanlar o ülke halkına kalabilecektir. Maduro’nun kaçırılış zaferini anlatan Trump’ın ağzını doldura doldura söylediği komik cümleye kendisi dahil kimse inanmaz: “Bundan sonra Venezuela petrolleri, Venezuela halkının olacaktır.” Arkasından da bunların zaten ABD şirketlerinin hakkıdır, dedi.
Uzun süreden beri tehdit ve kuşatma altında olan Maduro’nun iki buçuk saat içinde yatak odasından sürüklenerek kelepçelenmesi ve ülkesinden çıkarılması, bu arada Venezuela ordusunun, muhafızlarının, özel Küba birliklerinin, emniyet görevlilerinin engelleyememesi, sırlarla dolu bir operasyon yaşandığını göstermektedir. Özel muhafızlardan Küba’dan getirttiği 32 kişi hayatını kaybetmiştir. 150 hava aracının bir başkent havaalanına plansız-habersiz inişi, başkanlık sarayına özel birliklerin gidişi, saraya girişi, tekrar havaalanına dönüşü…. Halbuki ekonomik ve askeri olarak sıradan bir ülke olmayan Venezuela’nın savunma mekanizmaları, yıllardır ülkeyi tek başına yöneten Maduro’nun ikamet ettiği “güvenli kalesi” ve güçlü koruma ordusu bulunmaktaydı. Bu manzara, koruma ordusu ve ikametgâhı ne kadar büyük ve sağlam olursa olsun her diktatörün satın alınabilme, hatta en yakınlarına yedirilme ihtimalini göstermektedir. Bununla beraber ABD karşısında direnme gücünün kalmadığını gören Maduro’nun onursuzca kaçmaktansa gizli pazarlıklarla esir alındığı görüntüsü vermeyi tercih ettiği de ihtimal dahilindedir.
ABD’nin kendi kıtasındaki devletleri sömürme, hizaya getirme, kaynaklarını başkalarıyla paylaşmama politikalarının demokrasi götürme, terörle mücadele gibi renkli kılıfları bulunmaktaydı. Uyuşturucu ticareti........
