HACI ANESTİ İŞTE ŞİMDİ S… SENİN ANANI!
Bursa, 8 Temmuz 1920’de İtilaf Devletleri’nin desteklediği Yunan kuvvetleri tarafından işgal edilir. Bu işgal, Ankara’daki ilk Meclis’te büyük üzüntü yaratır ve 10 Temmuz 1920’de Meclis kürsüsüne siyah örtü (puşide-i siyah) örtülerek milli yas ilan edilir. Türk ordusunun Bursa’yı 11 Eylül 1922’de geri almasına kadar da bu siyah örtü meclis kürsüsünde asılı kalır!
Atatürk’ü ve Milli Mücadeleyi verip laik Cumhuriyeti kuranları, Osmanlı düşmanı olarak gören gafiller bunları bilmezler elbette. Ya da bilirler de söylemek işlerine gelmez!
Yunan işgali sırasında milli ve dini değerlere yapılan saygısızlıklar tarihe kara bir leke olarak geçti. Yunanistan’ın o tarihteki diktatörü Elefterios Venizelos’un oğlu da olan Topçu Binbaşı Sofoklis Venizelos’un, Osman Gazi Türbesi’ndeki saygısızlığı, hafızalara kazındı. Venizelos, türbede çektiği fotoğrafı nişanlısına gönderirken altına “Yunanistan yeniden doğuyor, Türkiye ölüyor” notunu düşmüştü. Bu fotoğraf, Yunanlıların Osman Gazi Türbesi’ne yaptığı saygısızlığın simgesi haline geldi.(1)
…
Çakma tarihçilerden Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, konuya ilişkin yazısında; “1956’da Resimli Tarih Mecmuası’nda Tahsin Ünal tarafından yazılan ve Münif Fehim’in çizdiği bir resimle tasvir edilen bu efsaneye göre ayağının tozuyla doğrudan türbeye gidip etrafını dolaştıktan sonra, ayağıyla birkaç defa hızla vurarak kapıyı açmış, çizmesinin ucuyla sandukaya vurarak ağza alınmaz küfürler savurmuş. Sonra karşısında biri varmış gibi kılıcını havaya kaldırarak, ‘Kalk hey koca Türk! Karşıma geç! Seninle vuruşalım! Irkımın intikamını alıp seni tekrar geberteyim ki bir daha hortlamayasın. Bak! Kurduğun devleti yıktık! Bursa’yı hakiki sahibine iade ettik. Yakında türben mezbele, camilerin ahır olacak’ demiş.
Sonra bir ayağını sandukanın üzerine koymuş. Kılıcına dayanmış. Bir Donkişot tavrı ile resim çektirmiş. Arkasına da ‘Ordularımızın Bursa’yı fethederek şehre yerleşmiş olduklarının resmidir. Osmanlı Devleti’ni kuran Osman, ayaklarımın altında yatıyor’ diye yazıp Atina’ya göndermiş.” dedikten sonra bu rivayeti reddetmekte, Sofoklis ve öteki Yunan Subaylarının yaptıklarının birer hatıra fotoğrafı çektirmek olduğunu demeye getirmektedir lafı!
Bu tezini güçlendirmek için de “Osman Gazi türbesine gidenler bilir; sanduka üzerine ayakla basılamayacak kadar yüksektedir. Sofoklis’in çektirdiği resim ise eldedir. Hiç de anlatıldığı gibi bir poz görülmemektedir. Bu da anlatılanların sıhhati hakkında şüpheleri güçlendirmektedir.” diyerek absürt ve çürük bir gerekçe ileri sürmektedir(2)
Ekrem Buğra Ekinci’nin Sofoklis Venizelos’un, Osman Gazi’nin sandukasını tekmelemeyip,........
