MAHKEME ZABITLARINDAN ERDOĞAN VE SERVETİ |
-TRUMP’IN PAPAZI, MERKEL’İN GAZETECİYİ KAPIP GÖTÜRMESİ
-CEM UZAN’IN ZİMMET SUÇUNUN OHAL KARARNAMESİYLE(NE İLGİSİ VARSA)KALKIVERMESİ
-İNCİRLİĞE SUUDİLERİN DAHİ GİRMESİ
-SİZİN EKONOMİNİZİ MAHVEDERİM DİYEN TRUMP’A SES BİLE ÇIKARILAMAMASI
-SURİYE KORİDORUNA SES ÇIKARILAMAMASI
-ÇUVAL GEÇİRİLEM MEHMETÇİKLER İÇİN AMERİKAYA NOTEA VERECEKMİSİNİZ SORUSUNA ERDOĞAN’IN “NE NOTASI MÜZİK NOTASI MI?CEVABI
-ANTİ AMERİKANCI GENERAL AMİRAL VE TÜM RÜTBELİLERİN KUMPAS BALYOZ ERGENEKON POYRAZKÖY VE DİĞER DAVALARLA BERAAT ETMELERİNE RAĞMEN TASFİYESİ
-GİBİ GERÇEKLEŞMİŞ DURUMLARIN IŞIĞINDA
OKUYUN
AĞLAYIN
Ergenekon İddianamesinde, Em. Org. Eruygur’un bilgisayarından çıktığı iddia edilen “Temalar” adlı belgede, Tayyip Bey’e şantaj kasetlerinin Cüneyt Zapsu’da olduğu belirtiliyor.
“Temalar”da konu şöyle açıklanıyor:
“Zapsu önemli bir CIA ajanı.
İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu’nda Tayyip Bey’in önüne bir Yol Haritası koyuluyor ve Başbakan olması halinde yapacağı her şey tek tek anlatılıyor.
Tayyip Bey de bunları not alıyor.
İşte, Tayyip Bey’in Amerikalılardan nasıl talimat aldığını gösteren bu sahneler videoya alınmış.
Zapsu da, bu videoyu şantaj aracı olarak kullanıp Tayyip Bey’i istediği çizgide tutuyor.”
ABD Başkonsolosluğu’nda Tayyip Bey’e talimat verilmesi sahnelerini hangi güç videoya alabilir?
Ve bu videoyu CIA ajanı Zapsu’ya kimler ne için verebilir?
Cevabı çok kolay:
Ergenekon davasının 82. duruşmasında gazeteci Hayrullah Mahmut Özgür’ün sorgusu yapıldı.
Star Gazetesi’nin Uzan Grubu’na ait olduğu dönemde 2003 yılında Ankara Temsilciliği’ni yapan Özgür, çapraz sorgusu sırasında çarpıcı bilgiler verdi.
Bu bilgilere göre:
Tayyip Bey, Belediye Başkanı olduğu dönemde Zapsu ile birlikte ABD Başkonsolosluğu’nu ziyaret ediyor.
Başbakan olması halinde neler yapacağını anlatıp sözler veriyor.
İşte bu sahnelerin videosunu bazı kişiler Hayrullah Mahmut’a izletiyorlar.
Videoyu Mahmut Bey’e izletenler, bu kaseti Uzanlar’a 50 milyon dolar karşılığında satmak istediklerini, bu konuda aracılık yapmasını istiyorlar.
Uzanlar para vermeyi reddediyor, kaset bedava verilirse yayımlayacaklarını söylüyor.
Fakat, Mahmut Bey, bu kasetin sonradan Uzanlar’ın eline geçtiğinden şüphe ettiğini açıklıyor.
Video kaseti askeri istihbaratın da ilgisini çekiyor.
Jandarma İstihbarat, Mahmut Bey ile ilişki kurarak kaset hakkında bilgi istiyorlar ve Uzanlar’ın niyetini soruyorlar.
Aynı konuda Eruygur Paşa ve Levent Ersöz de Mahmut Bey ile görüşüyorlar. Kasetin içeriğinin hükümeti yıkmaya yetip yetmeyeceğini soruyorlar.
Kısa bir süre sonra Uzanlar hakkında operasyon başlatılıyor.
Bundan sonra savcılarla Mahmut Bey arasında şu konuşma geçiyor:
SAVCI:
-Eruygur sizden kaseti istedi mi?
MAHMUT ÖZGÜR:
-Bu sorunuz saçma sapandır. Kaset bende değildi ki. Bu CD’yi cebinizde 5 dakika bile taşıyamazdınız. Cebinizde bu CD varken kimse sizin güvenliğinizi sağlayamaz.
Başıma ne geldiyse bu videoyu izlememden sonra gelmiştir.
Daha sonra söz alan tutuklu sanık İsmail Yıldız, kendisinin de bu CD ile ilgili olarak Gen. Levent Ersöz’le görüştüklerini söyledi.
Ersöz’ün bundan yani hükümetin bu nedenle yıkılması olasılığından tedirgin olduğunu söylediğini, kendisinin de bundan hükümetin haberdar edilmesini önerdiğinde Ersöz’ün “elimde malzeme yok ki gidip hükümete anlatayım,” cevabını verdiğini, buradan Ersöz ve Eruygurlar’ın ellerinde bulunmadığını anladığını belirtti.
Ardından söz alan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, Özgür’e sorduğu sorular ve Özgür’ün yanıtları şöyleydi:
PERİNÇEK:
-İzlediğiniz, ABD İstanbul Başkonsolosluğu’ndaki toplantı görüntülerinde, Tayyip Erdoğan’ın “özelleştirmeyi sonuna kadar götürme” taahhüdü dışında başka başlık var mı? Görüntülerde Cüneyt Zapsu da var mı?
MAHMUT ÖZGÜR:
-Görüntülerde RTE, Neo-Sevr dediğimiz sonradan yaşananlarla somutlanan ABD’yle gizli anlaşmanın tüm maddelerini kabul ettiğini, Ermeni soykırımının kabul edileceği,
Büyük Ermeni devletinin kurulması, anayasa değişikliği, AB uyum yasalarının değiştirilmesi, TSK etkisizleştirilmesi vb. tüm hususları kabul ettiğini söylemektedir. Başkaca taahhütlerde vardı aklımda kalan bunlardır.
Görüntülerde Cüneyt Zapsu da bulunmaktadır.
PERİNÇEK:
-Kendisini ÖKK’lı (Özel Kuvvetler) olarak tanıtarak gelen ve sizinle görüşen kişinin, Genelkurmay Başkanları’nın 30 milyon dolar rüşveti paylaştıklarını, birbirlerine suikast tertiplediklerini ve benzeri uydurma bilgiler anlattığını, bunun Fetullahçılar’dan gelen bilgi olduğunu söylediniz?
Tahmin mi somut verilere mi dayanıyor?
MAHMUT ÖZGÜR:
-Tahmin değil somut verilere dayanıyor.
Fetullahçılar’dan gelen bilgi olduğunu somut verilerle anladım. Bu yaz sıcak geçecek ve bunlar ortaya çıkacak.
(7 Mayıs 2009-Tarihli Ümraniye Davası Tutanaklarından)
&&&
Aynı konuda Adil GÜVEN’in yazısı
Efendim, meşhur dizimizin geçen hafta yayınlanan bölümü şöyleydi ;
Adamın biri varmış… Vaniköy rıhtımında balık tutarmış. Oltasına bir el bombası takılmış.
Herkes alarma geçmiş. Gerçi el bombası boşmuş ama, bu önemli bir ipucu olabilirmiş. Denizden daha bir sürü silah ve mühimmat çıkabilirmiş.
Çünkü malûm, birileri ortalığı karıştıracak ve sonra da bunu bahane ederek darbe yapacak ya, “ılımlı İslâm” düzeninde abdestsiz silahla bu işler yapılamıyor. Öyle elindekini, belindekini, depodakini doğrudan alıp
kullanamıyorsun.
Silah, mühimmat dediğin illâ abdestli olacak. Ya toprakla teyemmüm için gömeceksin ya da suya atıp guslünü tam edeceksin.
Mantık bu mantık olduğu için Vaniköy rıhtımında panayır düzenlenmiş. Canlı yayın araçları dizilmiş, muhabirler nöbete dikilmiş, olay mahallinden saatlerce tantana edilmiş. Denizde balık adamlar, ekran başında alık adamlar…. Bir heyecan, bir heyecan…
Şimdi; insanları böyle oltanın ucuna takanlar, gözlerden ne tür öyküleri kaçırıyor onu anlatalım.
Tarih 7 Mayıs 2009…
Yer; Silivri’deki mahkeme salonu.
82. duruşma…
Temmuz 2007’de, daha ilk furyada gözaltına alınmış olan gazeteci Hayrullah Mahmud Özgür’ün sorgusu yapılmakta.
Konu; bir video kasedi ve (en azından bir kopyası kendisinde bulunan bu video kasedi ile) Cüneyt Zapsu’nun Tayip Erdoğan’a şantaj yaptığı.
Hayrullah Mahmud’un sorgusunda duruşma tutanaklarına geçenler özetle şöyle;
Star Gazetesi’nin Uzan Grubu’na ait olduğu dönemde Ankara Temsilciliği’ni yapan Hayrullah Mahmud’a 2003 yılında bir video izlettirilmiştir. Video; Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde yanında Cüneyt Zapsu olduğu halde ABD İstanbul Başkonsolosluğu’na yaptığı ziyarete aittir. Videoda; Tayyip Erdoğan’ın, ABD’li yetkililere ve CIA görevlilerine, Başbakan olması halinde yapmayı planladıklarını anlatarak çeşitli konularda söz verip, taahhütlerde bulunduğuna dair görüntü ve sesler yer almaktadır. Videoyu izletenler, bu videoyu 50 milyon Dolar’a verebileceklerini, bu teklifi Uzanlar’a iletmesini istemişlerdir. Konuyu aktardığı Cem Uzan ve Can Ataklı, para vermeyi kabul etmemişler, “parasız verirlerse yayınlarız,” demişlerdir. Karşı taraf ise, parasız vermeyi kabul etmemiştir. Ancak muhtemelen kendisinin haberi olmadan Cem Uzan’ın bu görüntüleri aldığını sanmaktadır. Ne var ki, kısa bir süre sonra Uzanlar’a yönelik operasyon başlamıştır.
Bundan sonra savcıyla Hayrullah Mahmut arasında şu konuşma geçer :
Savcı: – Şener Eruygur sizden bu kaseti istedi mi?
Hayrullah Mahmud: – Bu sorunuz saçma sapan. Kaset bende değildi ki… Bu CD’yi cebinizde 5 dakika bile taşıyamazdınız. Cebinizde bu CD varken kimse sizin güvenliğinizi sağlayamaz. Zaten başıma da ne geldiyse bu videoyu izlememden sonra geldi.
Daha sonra Doğu Perinçek ile Hayrullah Mahmud arasındaki şu karşılıklı soru ve yanıtlar tutanağa geçer. ;
Perinçek: İzlediğiniz, ABD İstanbul Başkonsolosluğu’ndaki toplantı görüntülerinde, Tayyip Erdoğan’ın “özelleştirmeyi sonuna kadar götürme” taahhüdü dışında başka başlık var mı? Görüntülerde Cüneyt Zapsu da var mı?
Hayrullah Mahmud: Görüntülerde RTE, Neo-Sevr dediğimiz sonradan yaşananlarla somutlanan ABD’yle gizli anlaşmanın tüm maddelerini kabul ettiğini, Ermeni soykırımının kabul edileceği, Büyük Ermeni devletinin kurulması, anayasa değişikliği, AB uyum yasaları, TSK’nin etkisizleştirilmesi vb., tüm hususları kabul ettiğini söylemektedir. Başkaca taahhütlerde vardı aklımda kalan bunlardır.
Görüntülerde Cüneyt Zapsu da bulunmaktadır.
(Bu noktaya kadar olan bölüm için kaynaklar: 1, 2, 3)
Okuduk değil mi ?
Okuduğumuzu anladığımızdan eminiz değil mi ?
Yanıtın “evet” olduğunu varsayıp devam edelim.
Şimdi, duruşmada bu konu neden gündeme gelmiş?
Bu konu Hayrullah Mahmud diye birinin salt ortalık karışsın diye ortaya attığı bir konu mu ?
Hayır !..
Bu konu, savcıların iddianameye kanıt diye ekledikleri bir belge nedeniyle konuşuluyor ve tutanaklara geçiyor.
“İkinci İddianame”de Şener Eruygur’da bir CD bulunduğu, bu CD içerisinde “5 Kasım Görüşmesindeki Temalar” başlıklı bir Word dosyası olduğu belirtiliyor ve (ilgili sayfasının kopyasını EK-1A veya EK-1B’de görebileceğiniz bu dosyanın) “4. Tema” başlığı altında şu açıklama yer alıyor :
(NOT: Türkçe bozukluğunun sorumlusu iddianameyi düzenleyenlerdir).
“ Cüneyt Zapsu ile Recep Tayyip Erdoğan arasında şantaj ilişkisinin olduğu, Cüneyt Zapsu nun başkanı şantaja tabi tuttuğunu, bu sayede istediği çizgide tutabildiğini, Cüneyt Zapsu’ nun önemli bir CIA ajanı olduğunu, Tayyip (Erdoğan) ın Türkiye de Amerika İstanbul Başkonsolosluğunda yapılan bir toplantıda, önüne harita planı konduğu ve Tayyip........