MUKAYESE… |
Asker olmadığı halde yönetime gelir gelmez üzerine “üniforma” geçirip kendini “başkomutan” ilan edenlere bir bakın…
Çocuklara; “davamıza, kininize nefretinize sahip çıkın” diyor…
(Dava dedikleri de dini yaymak ve egemen kılmak..)
Bir de; üzerindeki her kapıyı açan “üniforma’sını” çıkaran, parlamenter sisteme geçiş yapıp beyaz gömlekli kravatlı “Takım elbisesi” ile ülke yönetene bir bakın…
“Küçük hanımlar, küçük beyler!..
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız..
Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz…
Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunu düşünerek ona göre çalışınız…”
Birisi bizzat içinde olduğu çakma bir darbe kalkışmasını “milli bayram” olarak armağan etmeye kalkıyor…
Öbürü, çağdaş, demokratik laik ve sosyal bir hukuk devletinin temelinin atıldığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı…
19 Mayıs’ı 30 Ağustos’u..
Biri “Ayran” içerek kendini herkesten akıllı güçlü sanıyo dünyanın nefretini kazanıyor…
Öbürü “Rakı” içerek, siyasi ve askeri dehası, insanlığı ile dünyanın hayranlığını........