Ya meseleden kaçıyorlar ya düşman safında yer tutuyorlar

CHP’nin hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de Özgür Özel dönemlerindeki en büyük zaaflarından biri ve Türk milletine yabancılaşmasının en belirgin göstergesi; millî konularda ve dış politikada olaylara düşmanların penceresinden bakması, meseleleri onların menfaatleri doğrultusunda değerlendirmeye çalışmasıydı. Bunu yabancılarla olan ilişki ağlarından mı, yoksa sırf iktidara zarar verme uğruna Türkiye’yi gözden çıkaran bir anlayıştan mı kaynaklı yapıyorlardı, bunun adını tam koyamadık. Ama her ikisinin de bu konudaki sicili gerçekten çok bozuktur.

Sınır ötesi terörle mücadele, Suriye ve Irak’taki gelişmeler, ABD ve İsrail ile ilişkiler, Karabağ’ın işgalden kurtarılması ve Mavi Vatan ülküsü gibi ana başlıkların tamamında CHP’nin sicili, kanaatimce, gerçekten utanç verici boyutlardadır.

Eğer Suriye’deki gelişmeler karşısında hem Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Özgür Özel’in yaklaşımları dikkate alınsaydı, terör örgütü YPG, ABD ve İsrail adına korsan devletini çoktan kurmuş olacaktı. CHP, her iki genel başkan döneminde de adeta seferberlik hâlinde Suriye’deki terörle mücadele operasyonlarına karşı çıkmıştı. Sadece karşı çıkmakla kalmamış, çok açık bir şekilde silahını, eğitimini ve yol haritasını ABD ile İsrail’den alan terör örgütü YPG’den yana saf tutmuşlardı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’de dış politika danışmanlığını, genel başkan yardımcılığını ve milletvekilliğini yapmış olan Ünal Çeviköz, “Maalesef gelen haberlerde Türkiye’den Azerbaycan’a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan’a gönderildiği ifade ediliyor.” sözleriyle Karabağ’ın işgalden kurtarılması mücadelesini Ermeni tezleriyle benzer bir bakış açısıyla gölgelemeye çalışmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ise susarak bu açıklamalara herhangi bir tepki göstermemişti.

Resmen bu ihaneti desteklemişlerdi.

Mesela Kemal Kılıçdaroğlu, Akdeniz’de birçok devlet stratejik adımlar atarken, “Doğu Akdeniz’de zengin petrol var. Doğal gaz yatakları var. Amerika orada, Yunanistan orada, Kıbrıs Rum Yönetimi orada, Mısır orada, Katar orada, hepsi orada. Bir tek devlet yok, Türkiye. Niye yok? Akdeniz’in yer altı zenginliklerinden yararlanmak için ‘Armut piş, ağzıma düş’ politikasının bir işe yaramayacağı ortada.” açıklamasını yaparak aklınca iktidarı köşeye sıkıştırmaya çalışmıştı.

Hükümet, “Mavi Vatan” ülküsünü ete kemiğe büründürmeye çalışırken, bu sefer de aynı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ne işimiz var Libya’da?” demişti…

İnanın benzer birçok örnek yaşanan olaylarda, bölgemizdeki ve dünyamızdaki birçok gelişme için mevcuttur.

CHP’nin dış politikası ve gayrimillî duruşu hep dikkat çekici ve üzüntü vericidir. Yazılarımda da bu durumu sık sık ifade etmekteyim.

Fakat CHP’deki gelişmelerle birlikte yeniden CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, millî söylemler konusunda şimdi daha dikkatli davranmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz haftalarda Özgür Özel’i kastederek, “Bir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip ‘Bize neden yardım yapmıyorsunuz?’ diyemez! Bu topraklardan Yunanlıları,........

© Türkgün