menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlk taşı günahsız olanınız atsın...

33 1
13.01.2026

Son dönemde Türkiye’de; yolsuzluk, rüşvet, kara para aklama, kumar, suç örgütleri, uyuşturucu kullanımı, alkolizm ve organize fuhuş gibi alanlarda sistemli ve ciddi bir artış yaşanmaktadır. Bu gidişat, sorumluluk duygusu taşıyan ve geleceğe dair kaygı duyan herkes için artık ertelenemez bir toplumsal mesele hâline gelmiştir.

Eğer bu çürümeye karşı ortak bir hassasiyet ve güçlü bir duruş sergilenmezse, yarın yeni nesillerin içinde büyüyeceği yapı; değerlerinden kopmuş, ahlaki zemini çökmüş ve suçla iç içe geçmiş bir toplumsal ağa dönüşecektir.

Bu meselede gördüğüm en hayati yanlış ise olaylara ve suçlara kişiye göre bakma alışkanlığıdır. Ne yazık ki bu çarpık bakış açısı; bireylerde olduğu kadar kurumlarda, siyasi partilerde, spor kulüplerinde, medyada, iktidarda ve muhalefette de kökleşmiş durumdadır.

Bu zihniyeti özetlemek için sıkça kullandığım, acı ama gerçekçi bir ironi vardır:

Etrafımızda olup bitenlere, yaşanan olaylara bir bakalım…
Hâkim olan yaklaşım çoğu zaman bu değil mi?

Bir başkasının zaafı ya da yanlışı söz konusu olduğunda arenada aslan kesilip yapanı parçalıyoruz; ancak mesele kendi çevremizden, bize yakın biri olunca bir anda “görmedim, duymadım, bilmiyorum” refleksine bürünmüyor muyuz?

Yanındaki yolsuzluk yapıyor, susuyorsun; kendinden olmayan biri yapınca yerden yere vuruyorsun.
Yanındaki rüşvet alıyor, susuyorsun; başkası alınca kıyameti koparıyorsun.
Yanındaki uyuşturucu kullanıyor, görmezden geliyorsun; başkası kullanınca infaz ediyorsun.
Yanındaki alkolizm ve organize fuhuş........

© Türkgün