We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Edepliydi, heybetliydi, yiğitti, bilgiliydi...

76 255 0
19.10.2019

Perşembe gününün sabahı saat 05.00’de uyandım. Saate bakmak için telefonu elime aldığımda, MHP Özel Kalem Müdür Yardımcısı M. Bilal Aydın’ın “Yıldıray, Semih Hoca’nın oğlu vefat etti” mesajını gördüm. Vefat mesajını görünce yüreğim sıkıştı. Gördüğüm mesaja “Ne oldu ki? Aman Allah’ım ya” tepkisini verdim. Bilal Bey'den mesaja cevap gelmeden, hemen sosyal medya üzerinde çıkan haberlere baktım. Ankara Kalesi'ni çevreleyen surların etrafındaki kayalıklardan henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 70 metre yükseklikten aşağıya düştü. içerikli haberleri görünce, acım kat kat arttı.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın şu şiiri aklıma geldi:

“Ne yardan geçilir, ne serden;
Korkuyorum bu gecelerden.
Bel ba
ğladığım tepelerden
G
ün doğmayabilir bir daha.”

Ankara Kalesi'nde genç bir ölüm ve tepelerde böyle bir talihsizlik…

Maalesef kader, Turan İlteber Yalçın kardeşimizi Ankara Kalesi’ne bunun için çağırmış…

Sabah acı haberi aldıktan ve etkisinden kendime geldikten sonra, önce MHP Genel Merkezi’ne, kısa bir süre sonra da Semih hocanın evine geçtim. Hüzün çöken binanın önünde metanetle ayakta........

© Türkgün