GKRK’de tehlikeli macera |
Doğu Akdeniz'de son dönemde yaşanan gelişmeler, artık enerji arama faaliyetlerinin veya sıradan savunma iş birliklerinin çok ötesine geçmiş durumdadır. Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin İsrail, Yunanistan, Fransa ve son olarak Hindistan ile geliştirdiği askeri ilişkiler, bölgede yeni bir güvenlik mimarisinin inşa edilmeye çalışıldığını ortaya koymaktadır. Buraya ABD’yi de dahil etmek gerekir. Zira geride bıraktığımız yıllarda önce GKRK’ye uygulanan silah ambargosu kaldırılmış, akabinde yapılan askeri işbirliği derinleştirilerek konvasiyonel silah tedarikinin önü açılmıştır. Peki, Rum yönetimi kimin adına ve neyin hazırlığını yapmaktadır?
Öncelikle şu gerçeği görmek gerekir. GKRK'nin son yıllarda attığı adımların temelinde savunma ihtiyacından çok jeopolitik hesaplar yatmaktadır. Rum yönetimi uzun süredir Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki etkinliğini sınırlandıracak her girişimin doğal parçası haline gelmiş durumdadır. Enerji projeleri, deniz yetki alanı tartışmaları, başarısız EastMed girişimi ve askeri iş birlikleri birbirinden bağımsız başlıklardan ziyade aynı stratejinin farklı parçalarıdır.
İsrail ile yapılan anlaşmalar bu açıdan son derece dikkat çekicidir. Katil İsrail yönetimi bir yandan Orta Doğu’da saldırganlığını sürdürürken diğer yandan Doğu Akdeniz'de kendisine yeni lojistik ve operasyonel alanlar oluşturma arayışına girmiştir. İşte tam bu noktada GKRK devreye sokulmuştur.
İçeriği kamuoyundan gizlenen SOFA anlaşmalarıyla ilgili iddialara bakıldığında, İsrail yalnızca GKRK ile........