Suçu beklemeden adalet |
Bir toplumun adalet anlayışını cezaevlerindeki insan sayısıyla ölçmek doğru değildir. Asıl soru şudur: İnsanları suç işlemeye götüren koşulları, suç ortaya çıkmadan önce ne kadar fark edebiliyor ve ne kadar önleyebiliyoruz?
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün (CTE) kamuya açık istatistikleri ile Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) nüfus verileri birlikte değerlendirildiğinde, üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya çıkıyor.
CTE verilerine göre 19–64 yaş grubunda yaklaşık 410 bin hükümlü ve tutuklu, 476 bin denetimli serbestlik yükümlüsü olmak üzere,adalet sistemi içerisinde yaklaşık 886 bin kişi bulunmaktadır.
TÜİK verilerine göre Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 86,5 milyon, 19–64 yaş grubu nüfusu ise yaklaşık 52,5 milyondur. Buna göre yaklaşık 886 bin hükümlü, tutuklu veya denetimli serbestlik yükümlüsü, 19–64 yaş nüfusunun yaklaşık yüzde 1,7’sini oluşturmaktadır.
Bunun yanında, mahkemelerde davası görülen ve bu kapsam dışında kalan kişiler de dikkate alındığında, adalet sistemiyle doğrudan veya dolaylı olarak temas eden nüfusun çok daha geniş bir kesime ulaştığı görülmektedir.
Elbette bu oranı doğrudan “suç işleme oranı” olarak değerlendirmek bilimsel açıdan doğru değildir. Çünkü hükümlü, tutuklu ve denetimli........