Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, 31 Aralık 2023 tarihi itibariyle Türkiye'de ikamet eden nüfus 85 milyon 372 bin 377 kişi olarak belirlendi. Erkek nüfus 42 milyon 734 bin 71 kişi olurken, kadın nüfus 42 milyon 638 bin 306 kişi oldu. Toplam nüfusun %50,1'ini erkekler, %49,9'unu ise kadınlar oluşturdu.

Yine TUİK verilerine göre ülkemizde seçimde oy kullanacak 18-24 yaş arası genç nüfusun ise 8 milyon 977 bin 638 kişiden oluştuğu, bu kişilerin 4 milyon 602 bin 290’ı erkek, 4 milyon 375 bin 348’i ise kadındır. Bu sayılar YSK’nın verileri olmayıp TUİK’in nüfus sayım verileridir.

Gençlik kavramının genel kabul görmüş bir tanımı yoktur. Ülkeden ülkeye ya da meslek gruplarına göre farklı tanımlanmaktadır. Gençlik, çocukluğun bağımlı olma durumundan yetişkinliğin bağımsız olma durumu arasındaki dönem olarak görülebilir. Örneğin, Birleşmiş Milletler 15-24 yaş arası bireyleri genç olarak tanımlamaktadır.

İnsanların siyasal katılımı öğrenilmiş bir sosyal rol olarak kabul edilir. Bu rolün oluşması ve davranış haline gelmesi ise siyasal toplumsallaşma ile olmaktadır. Siyasal toplumsallaşma insanların siyasal değerleri ve inançları kazandıkları; kazanımlarını kuşaklar arası aktardıkları bir süreçtir. İnsanların siyasal toplumsallaşma sürecinde önce aile ve arkadaş grupları sonra ise sosyal çevre, okul ve medya siyasete ilişkin değerlerin, davranış kodlarının ve tutumlarının oluşmasında etkili olabilmektedir.

Aile genelde siyasal toplumsallaşma sürecinin birincil birimidir. Ailenin siyaset ile ilgilendiğini gören çocukların ileri yaşlarda siyasete ilgi duyması, aileyi rol model alması olasıdır. Daha sonra gençlerin akranlarıyla sürekli birlikteliği ve etkileşim halinde olması fikirlerin ve siyasal yeteneklerin gelişimine katkı sağlar. Çünkü akran grupları lider ve üyelerden oluşur ve liderin kararının eyleme dönüştüğü küçük ölçekli bir teşkilat gibidir.

Günümüz iletişim çağında ise gençler, sosyalleşme sürecinde ailelerinden gördükleri geleneksel bilgi edinme araçları olan televizyon, gazete, dergi ya da kitlesel toplantılardan daha ziyade internet tabanlı platformlardan bilgi edinme yollarını tercih etmektedirler. Bu durum gençlerin siyasete ilişkin her türlü görüş, düşünce ve bilgiye ulaşmasında önemli rol oynamaktadır.

Dijital teknolojinin gelişmesi insanları teknolojinin bir parçası haline getirdiği söylenebilir. e-oylama, e-dilekçe, e-kampanya, e-alışveriş, e protesto, e-destek, e-başvuru, e-kayıt, e-bankacılık gibi uygulamalar bunlara örnek olarak verilebilir. Bu durum sosyal medya platformları ile siyasal sistemler açısından e-siyasetin yükselişini de hızlandırdı. Sosyal medya platformları gençlerin siyasal bilgi ve yorumlara daha kolay erişimini sağlayarak, siyasal meselelere ilişkin bir bakış açısı oluşturmasını ve katılım sağlamasını kolaylaştırdı.

Gençler sosyal medya ağlarında profil oluşturarak, toplumsal ve siyasal olaylarla ya da siyasi aktörlerle ilgili paylaşımlar yapabilmekte, yorumlar yazabilmekte ve böylece çevrimiçi olarak siyasal faaliyetlere katılım sağlamayı tercih etmektedirler.

Son zamanlarda gençler arasında yoğun internet ve dijital telefon kullanımı bu değişimin tetikleyicisi oldu. Gençlerin sosyal medya uygulamalarında geçirdiği zaman düşünüldüğünde sosyal medya uygulamalarının siyasal katılımın en önemli belirleyicilerinden biri olabileceği söylenebilir.

Sosyal medya araçları günümüzde hem 15-24 yaş gençliğin hem de 25-36 yaş genç yetişkinlerin siyasal alanda kendisini ifade etmesinin bir aracı haline geldi. Gençler yerel yönetimlere ilişkin sorunların çözümünde sosyal medyayı birincil araç olarak görmekte, siyasal olarak kendisini sosyal medya aracılığı ile ifade etmektedirler.

Netice itibariyle, gençlerin siyasal alanda kendilerini ifade yöntemleri özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan değişimle birlikte farklılaşmıştır. Genel olarak siyasete ilgisi düşük olduğu gözlemlenen gençlerin siyasete kayıtsız kaldığını söylemek doğru olmayabilir. Gençlerin yüzde 90 üzerinde oy kullanma eğiliminde olduğu dikkate alınarak, siyasi aktörlerin gençlere ulaşırken sosyal medyayı daha etkin kullanmaları önerilebilir. Artık gençlerin siyasi tercihlerinin oluşmasında e-siyaset daha belirleyici bir rol oynamaktadır.

QOSHE - Gençlik ve e-Siyaset - Prof. Dr. Cengiz Şahin
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gençlik ve e-Siyaset

8 28
20.02.2024

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, 31 Aralık 2023 tarihi itibariyle Türkiye'de ikamet eden nüfus 85 milyon 372 bin 377 kişi olarak belirlendi. Erkek nüfus 42 milyon 734 bin 71 kişi olurken, kadın nüfus 42 milyon 638 bin 306 kişi oldu. Toplam nüfusun P,1'ini erkekler, I,9'unu ise kadınlar oluşturdu.

Yine TUİK verilerine göre ülkemizde seçimde oy kullanacak 18-24 yaş arası genç nüfusun ise 8 milyon 977 bin 638 kişiden oluştuğu, bu kişilerin 4 milyon 602 bin 290’ı erkek, 4 milyon 375 bin 348’i ise kadındır. Bu sayılar YSK’nın verileri olmayıp TUİK’in nüfus sayım verileridir.

Gençlik kavramının genel kabul görmüş bir tanımı yoktur. Ülkeden ülkeye ya da meslek gruplarına göre farklı tanımlanmaktadır. Gençlik, çocukluğun bağımlı olma durumundan yetişkinliğin bağımsız olma durumu arasındaki dönem olarak görülebilir. Örneğin, Birleşmiş Milletler 15-24 yaş arası bireyleri genç olarak tanımlamaktadır.

İnsanların siyasal katılımı öğrenilmiş bir sosyal rol olarak kabul edilir. Bu rolün oluşması ve davranış haline gelmesi ise siyasal toplumsallaşma ile olmaktadır. Siyasal toplumsallaşma insanların siyasal değerleri ve inançları kazandıkları; kazanımlarını kuşaklar arası aktardıkları bir süreçtir. İnsanların siyasal toplumsallaşma sürecinde önce aile ve arkadaş grupları sonra ise sosyal çevre, okul ve medya siyasete ilişkin değerlerin, davranış........

© Türkgün


Get it on Google Play