BABALIK!
Asıl adı Mehmet Tahir’di. Ama herkes O’nu Baba Tahir diye bilirdi. 1864 yılında İstanbul’da doğdu. 1912 yılında yine İstanbul’da vefat etti. 16 yaşındayken dönemin Vakit gazetesinde Direklerarası muhabiri olarak çalışmaya başladı, daha sonradan da Direklerarası’nda çalışmadığı mevkute kalmadı.
1895-1903 arasında “Mâlûmât” dergisini çıkardı. Yazılarında “Babanzade” mahlasını kullanırdı ama “Baba” lâkabının asıl sebebi bu değildi! Asıl sebeplerden birisine örnek vereyim:
1899-1900 civarı. İstanbul’un içme suyunu Compagnie des Eaux de Constantinople isimli Fransız bir şirket işletiyordu. Türkçe adı: Terkos Su Kumpanyası.
Baba Tahir bu şirket ve Terkos suyunun kalitesi hakkında olumlu yazılar yazması karşılığında bu Fransız şirketten aylık 400 Lira alıyordu. Gün oldu Terkos şirketinin Fransız müdürü değişti, yerine Fransa’dan yeni bir müdür geldi. Yeni gelen müdür şirketin kârını arttırmak için maliyet ve ödemeleri incelerken “Baba Tahir’in” ödeneğini kesti. Bunu öğrenen Baba Tahir ertesi gün çıkardığı gazeteyi sokakta çocukları bağırtarak ücretsiz dağıttırdı. Çocuklar sokakta “Yazıyor, yazıyor avcıların vurduğu domuzun terkos gölüne düştüğünü yazıyor!”
Bunu okuyan duyan halk Fransız şirketin kapısına dayandı günlerce hiç kimse Terkos suyu içmedi. Şirket çok zarar ediyordu. Müdür hemen “Baba Tahir’in” yanına koştu çare istedi. “Baba Tahir” aylık ödentisinin yeniden bağlanması, 400 Liradan 600 Liraya çıkarılması ve bedava dağıttığı gazetelerin parasının da ödenmesi karşılığında yeni bir gazete çıkardı. Sokak dağıtıcıları bu sefer şöyle bağırıyordu: “Yazıyor, yazıyor, avcıların vurduğu domuzun Terkos gölü sahilinde suya 40 adım kala bulunduğunu yazıyor!”
İşte böyle “Baba Tahir”........
