57. yıl, 57. alay… |
Atılıp bir daha dönmeyenlere…
İçine daldıkları ateş denizini bir gül bahçesine çevirenlere…
Tıpkı 57. Alay gibi şan ve şerefle mücadele edenlere… Şehit düşenlere, gazi olanlara… Yusufiye’de çile dolduranlara; anadan, yardan, serden geçenlere… Ve Başbuğ Türkeş’ten Lider Devlet Bahçeli’ye…
Mağduriyetleri, mahkûmiyetleri ve mahrumiyetleri aşarak Bir Kutlu Çağ Açanların…
İmkânsızlıkları ve yoklukları yenerek Kızıl Elma’ya doğru koşanların…
Umutsuzlukları umuda dönüştürerek “Bir Güzel Ülküye Gönül Verenlerin”…
İmanda ve ülküde birleşen gönüllerin…
Amansız mücadelelerde bükülmeyen bileklerin;
Her türlü zorlukta omuz omuza veren Mukaddes Fikir Sahiplerinin;
57. Yılı kutlu olsun…
TÜRKLÜK KUBBESİNİN KİLİT TAŞI
Bilirsiniz ya da görmüşsünüzdür…
Yüzlerce hatta binlerce yıllık devasa yapılar, kubbeler ve kemer köprüler nasıl da zamana meydan okur, nasıl da tabiata karşı dimdik ayakta durur?…
Havsalamız almaz bu çağlara meydan okumayı ve bu varlık haykırışını!…
Her ne kadar mimarların güzellik hassasiyetini yansıtmış olsa da o tarihi yapılarda görünen aslında yığın yığın taştır.
Ama bu taşlar içerisinde yapıya mana veren, yapıyı dengede ve ayakta tutan, tüm ağırlığını da bütün taşlar üzerinde hissettiren öyle bir taş vardır ki adına “kilit taşı” derler… Bütün taşları birbirine o kilitler!
Aslında gördüğümüz o tarihi binaların hepsi bir........