Fare kapanındaki peynir
Belediyelerdeki rüşvet, irtikap, yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma davaları devam ederken bu defa borsadan ve fonlardan duman yükseldi.
455 bin insanın birikimini ilgilendiren çok vahim iddialar ortaya saçıldı.
SPK’nın 17 Eylül’de 7 portföy şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar vermesiyle süreç devlet kontrolüne girdi.
Fakat bu kördüğümü çözmek, mağdurların uğradığı hak gaspını gidermek devlet açısından da kolay olmayacaktır.
Çünkü fonların elinde bulunan düşük dolaşımlı hisselerin ne kadarının gerçek değerinden nakde çevrilebileceği, yüz binlerce yatırımcının hakkının nasıl tasfiye edileceği başlı başına uzun ve çetrefilli bir hesaplaşma alanıdır.
Borsadaki küçük dolaşımlı hisseleri şişirerek insanları fon tuzağının içine çeken bu şebekenin eli, kolu, ayağı nereye uzanırsa uzansın Türkiye Cumhuriyeti devletinin gereken sert tedbirleri almaya başlaması bu meselenin üzerinin örtülmeyeceğinin en güçlü işaretidir.
Hiç kimsenin şahsi yakınlıklarına, sıfatına ve makamına bakılmaksızın işlem yapılması vatandaşın devletle olan güven bağını sürdürebilmesi bakımından........
