Doğru teşhis, doğru zemin |
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin büyük bir cesaret ve irade yüklemesi yaptıkları Terörsüz Türkiye süreci Kürt kökenli vatandaşları problemleştiren ve meseleye etnik kimlik reçetesiyle koşan hatalı yaklaşımlardan bilinçli biçimde uzak durdu. Sürecin kısa sürede yakaladığı ivme, teşhis ve tanının doğru zeminde kurulduğunu açık biçimde ortaya koydu. MHP Lideri Sayın Bahçeli 22 Ekim 2024 tarihli grup toplantısında “Şayet teröristbaşının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” çıkışını yaparken aynı konuşmada Kürt sorununu şu ifadelerle tanımladı: “Kürt sorunu var demek, Kürtleri sorun gören sahte yüzlerin, yalan sözlerin, yıkım bekleyenlerin, küresel emperyalizme piyonluk yapanların ortak propagandasıdır”.
28 Ekim 2024’te “Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Kürt sorunu yoktur, asla da olmayacaktır” vurgusunu yineleyen Sayın Bahçeli, 5 Kasım’daki açıklamasında ise bu çerçeveyi daha da netleştirerek sözde Kürt sorununun tarihsel süreç içinde Türk milleti üzerinde oynanan oyunların ve bölücülük kalkışmasının bir ürünü olduğunu ifade etti.
Terörsüz Türkiye sürecinin mimarlarının perspektifinde Kürt sorunu değil, on binlerce insanın hayatına mal olmuş, yarım asırlık bir terör sorunu vardı.
Nitekim bu tespitin tarihsel karşılığı tartışmasızdı.
Diyarbakır’ın Lice........