Alacağına şahin, vereceğine karga!

Önyargılardan arınmış olarak iyiyi ve kötüyü tayin edebilmek çetrefilli bir meseledir. “Kendimizi tanımak irfanın varabileceği en yüksek merhale” diyen merhum Cemil Meriç bu güçlüğe işaret ediyordu. Peki bir siyasi partiyi, bir kitleyi, bir ideolojiyi tanımak? Bu da en az bir insanı tanımak kadar zor bir işçilik ister.

CHP’nin kendisinden hiç beklenmeyen bir irfan seviyesiyle Türkiye’de tek başına iktidar olmasının imkânsızlığını kavraması aslında kendisini tanıması demekti. Bu teşhis romantik bir kanaat değildi. Sayılarla sabit bir realiteydi. 1950’den bu yana CHP’nin tek başına iktidara gelemediği bir siyasal tarih ortada duruyordu. Bu teşhisten sonraki çözüm ne oldu peki? Kendi kimliğini tahkim etmek yerine rakip siyasetten güç devşirmeye gidildi. Taklitçiliğe varan bir genişleme stratejisi benimsendi. Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için altılı masadaki ortaklarına Cumhurbaşkanlığı........

© Türkgün