İthalat bitmedi mi, yoksa anlatamadık mı? |
Hayvancılık Genel Müdürlüğü, 2027 yılı için 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatı planlamasını açıkladı. Bunun 380 bin başı 200 baş ve üzeri kapasiteli, 100 bin başı ise 200 başın altındaki işletmelere ayrılacak. İthalatı Et ve Süt Kurumu gerçekleştirecek.
Rakam açıklanır açıklanmaz sosyal medyanın bildik sorusu geldi: “Hâlâ hayvan mı ithal ediyoruz?”
Elbette sorulsun. 480 bin baş küçümsenecek rakam değil. Türkiye’nin nihai hedefi kendi damızlığını, besilik materyalini ve kırmızı etini yeterli miktarda üretmek olmalıdır. Ancak hayvancılık politikası bir cümlelik sosyal medya paylaşımlarıyla değerlendirilemez.
HAYVAN SAYISI ARTIYOR, PEKİ İTHALAT NEDEN?
Önce rakamlara bakalım. TÜİK’e göre Türkiye’nin sığır varlığı 2024 sonunda 16 milyon 824 bin baştı. 2025 sonunda 17 milyon 544 bine, Haziran 2026’da 17 milyon 640 bin başa çıktı.
Küçükbaşta artış daha dikkat çekici. 2024 sonunda 54 milyon 903 bin olan koyun-keçi toplamı, 2025 sonunda 57 milyon 874 bine, Haziran 2026'da ise 60 milyon 815 bin başa ulaştı. Demek ki “Türkiye'de hayvan kalmadı, mecburen ithalat yapılıyor” cümlesi mevcut tabloyu tek başına açıklamıyor. Ama diğer tarafta önemli bir veri var: 2025’te toplam kırmızı et üretimi yüzde 10,5, sığır eti üretimi ise yüzde 11,5 geriledi. İşte tartışılması gereken nokta burası. Toplam hayvan varlığı başka, anaç varlığı başka; kesime hazır hayvan arzı başka, besilik materyal başka; karkas verimi başka, piyasanın yıl boyunca ihtiyaç duyduğu düzenli et arzı başka meseledir. 480 bin başlık ithalatı yalnız “ithalat bitmedi” diyerek okumak bu nedenle eksiktir.
İTHALAT HEDEF DEĞİL, GEÇİŞ ARACI OLMALI
Bakanlık 2024’te 2024-2028 Hayvancılık Yol Haritası’nı açıkladı. Üretim planlaması, yeni destek modeli, anaç hayvan sayısının artırılması, suni tohumlama, yerli genetik materyal, ari işletmeler, verimlilik ve kaliteli kaba yem üretimi politikanın parçaları olarak ortaya konuldu.
Ardından Kırsalda Bereket projeleri geldi. TİGEM........