Mizan / Acep hangisi? Misyonerlik ruhu, misyonerlik hırsı
“Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok, ruhunuzu satmayın yeter." - Nelson Mandela
*
Venezuela'da yaşananlar, aslında yeni bir hikaye değil; 1823'te ABD Başkanı James Monroe tarafından ilan edilen Monroe Doktrini'ni¹, "Amerika Amerikalılarındır" kılıfıyla güncelleyip adeta petrolle beslenerek yazılan adeta bir "pembe dizi" senaryosunun jeneriğidir.
Bakınız, "Amerika’da, Kuzeyden güneye dikensiz gül bahçesi tasarlayan bir başkan var, adı da Trump...
"Venezuela’yı narko-terörle suçlasa da gerçek olan petro-dolar..."² O bölgeyi 'arka bahçe' hatta 'arka balkon' olarak gören bu emperyalist ve alçakça zihniyet için çok beklemek elbette gereksizdi. Demokrasi ve insan hakları maskesine bile gerek görmeden adeta bir sırtlanın aldığı 'petrol' kokusu ile avını parçalaması gibi orman kanunlarının başladığı, özgürlüğün coğrafyalara yasak edildiği adeta "haydutluk" çağının start tuşuna bastı..
Denilebilir ki, "Trump'da, Maduro'da bir ülkenin emanet edilebileceği bir profile layık değil..." Ancak mesele profil üstüdür: Devlettir, toplumdur, fakirliğe bilerek mahkûm edilmiş olsalar da halkın küçük görülmesi ve aşağılanmasıdır ki; yüzlerce ülkenin, binlerce örgütün tıpkı "tıp!" oynar gibi sus pus! hallerine tanıklık ediyorsak sorgulamak ve düşünmek gerekmez mi?
Dediler ki; "Venezuela'yı biz yöneteceğiz, petrol şirketlerimiz yönetimi ele alacak, petrolü de biz çıkaracağız."
Bak sen! Trump sanki bir şey veriyor, görenler de trampa var sanıyor. Oysa, "Eyyy! Trump, Venezuela halkı da bütün dünya halkları gibi değil midir? "Amerika Amerikalıların" olsun da Venezüela'nın tapusu da mı sende? Belki bir kısmını kandırman her zaman mümkündür ama hepsini asla! denilmesi gerekmez miydi? Unutulmamalıdır ki, doğru olan tek gerçek Venezuela için de geçerlidir: "Ya İstiklâl Ya Ölüm..."³
Bakınız; "ABD yönetimi, Venezuela’da bu sonucu alabilmek için; muhalefete destek veren, muhalefet liderine Nobel ödülü verdiren, her şeyi küresel kendi petrol şirketlerinin çıkarlarına göre ayarlayan olmak zorundadır. Bugün, insanoğlunun kaderi; insanlığın ve tüm kutsal değerlerin düşmanı olan küresel eşkıyaların eline geçmekte ise, Batı’dan gelen demokrasi, özgürlük, barış, hukuk, insan hakları gibi kavramların sadece yerkürenin en azılı soyguncularının haklarını korumak demek olduğunu hâlâ görmüyor olabilir miyiz? Düşünün,
bu karanlık siyasetlerin ardından, dünyanın hangi noktası güvenli olabilir? Dünyanın en büyük eşkıyalarıyla yasal yollardan başa çıkamayan toplumların ise Batı emperyalizmini rahatsız etmek için mücadele etmeyecekleri mümkün müdür?
Esasen, kazananının ol(a)mayacağı, sadece daha az ya da daha çok kaybedeninin olacağını"⁴ anlamamak üç maymunu oynamak değil midir?
DijiÇağ'ın harikası Google amca,
"Petrol ve doğalgaz deyince ilk aklımıza gelen ülkelerin Venezüela, Suudi Arabistan ve İran..." olduğu cevabını verecektir.
Yer Venezuela...
Gelin önce Hugo Chavez’i hatırlayalım;
1999-2013 yılları arasında başkanlık yapan, ABD’ye meydan okuyan, petrolü ABD şirketlerinin kontrolünden çıkarıp millileştiren ve gelirlerini halka yönlendiren, Latin Amerika’da ABD hegemonyasına alternatif bir blok oluşturan birisiydi: Mesela, Küba ile stratejik ittifak kurması, Rusya, Çin ve İran ile ilişkileri derinleştirmesi gibi...
Birçok hatası, günahı hatta frenleyemediği egosu da olabilir. "Eğer bana bir şey olursa, Nicolas Maduro halefimdir." demiş demesine de Maduro ile birlikte, yıllar içinde ekonomik büyüme yavaşlar, enflasyon yükselir, temel gıdada kıtlık yaşanır hatta halkın memnuniyetsizliği protestolara dönüşür.
Bir taraftan düşen petrol üretimi ve fiyatlar ekonomiyi daha da zayıflatır, ülke resmen hiperenflasyona girer. Bu arada, Hükümet ekonomik istikrarı sağlamakta zorlanırken; ABD ve Batı'nın yaptırımlarının daha da artması, liman ve enerji altyapısına yönelik sınırlamalar bütün ülkeyi ablukaya alır ki, artık “varoluşsal bir dönem" başlamıştır ve ABD ordusu bir askeri operasyon düzenleyerek Maduro ve ailesini yakaladığını da cümle aleme reklam eder. Maduro’yu, en yakınındakilerin ABD’ye teslim........
