AHDİ BOZMAK: Kutsal Metinler ve Tarihî Gerçekler Işığında Bir İhanet Geleneği

Tarih, yalnızca zaferlerin değil, ihanetlerin ve bozulan ahitlerin de kaydını tutar. Bu kayıtlar, bazı toplulukların karakterini, verdikleri sözlere ve imzaladıkları anlaşmalara bakışı üzerinden nesiller boyu tasvir eder.
Malum, İsrail devleti ABD başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin baskısıyla, kaybettiği Batı desteğini yeniden kazanma adına Gazze’den çekilmiş ve bir sözleşmeye imza atmıştı. Ancak bu süreçte, kendisine yapılan bireysel saldırıları bahane ederek onlarca kez anlaşmayı ihlal etti; tonlarca bombayı yeniden sivillerin üzerine yağdırdı. Yüzlerce masumun, özellikle de çocukların ölümüyle sonuçlanan bu ihlaller, yalnızca bir savaş değil, “ahde vefasızlık” geleneğinin günümüzdeki yansımasıdır.
Kutsal Metinlerdeki Temel: "Ahde Vefasızlık" İthamı
Bu davranışın kökleri, kendi kutsal metinlerinde dahi açıkça kayıt altına alınmıştır. Tevrat, İsrailoğulları'nın Tanrı ile yaptıkları ahdi defalarca nasıl bozduklarını anlatır ve peygamberleri vasıtasıyla onları bu ahde vefasızlıklarından dolayı şiddetle kınar.
Yeremya 11:10: "Atalarının, kendilerini Mısır'dan çıkardığım gün onlara buyurduğum antlaşmaya döndüler... onu bozdular."
Hezekiel 16:59: "Egemen RAB diyor ki, Sen antlaşmayı bozduğun........

© Tigris Haber