DİSFORİ Mİ, DİSTOPYA MI ?
Reddedilmekten, başarısız olmaktan, beğenilmemekten, sevilmemekten, yalnızlıktan, yetersizlik hissinden, korkuyoruz.Bu yüzden günden güne samimi ilgi zayıflığa dönüşüyor, korunma ve duygusal mesafe özgüven gibi pazarlanıyor. İnsanlar yavaş yavaş gerçek bağlar kurmak yerine, sahte standartlar üzerinden olmayan bir imajı sahnelemek zorunda kalıyor. İmaj sahnelemek artık ilişkilerden ve bağlardan daha çok planlıyor, algı görünüş mekan elbise fotoğraflar her şey ustalıkla….Gel gör ki mükemmel bir seramoni hazırlıksız bir imajı asla kurtarmıyor.
Modern insan hep aynı yerde tökezliyor, zihinsel olarak tekrarladığı melodramlara takılıp düşüyor. Modern insanı zihni kontrol ettiği için, zihinsel ve duygusal kodlarının, alışkanalıklarının kısır döngüsünü beslemeyi mutluluk sanıyor. Oysa tekrar edilen inançların kodların ve akışkanlıkların bir eşikten sonra kendi gerçekliğini yarattığını farketmiyor. Bir süre sonra kısır döngü modern insanın umudunu kırıyor ve kendini kapatmaya başlıyor. Korkularımızla yüzleşmek yerine onlardan kaçıyoruz. Bu yüzden........
