DOKUZ DİLİN KOĞUŞUNDA YARALARINDA AŞK, ADALET VE BEYİN ASKIDA?

Dokuz dilin koğuşunda öptüm her yaranı ve mutlu yıllar diledim her yarana…

Seni ilk gördüğümde

yara bere içindeydin.

Yüzün kandı,

gözlerin kan çanağında dönmüştü…Kurtlarla dans ediyordu kalbin!

Ağzında, çenende,

yüreğinin her yerinde

teğet geçmeyen,

delip geçen yaralar vardı.

Her yaran

Eyüp Sultan gibiydi:

öpülmesi gereken.

Yarısıyla ve yaralarıyla konuşan, yarasıyla dua eden, yarasıyla Allah’a yürüyen bir peygamber gibiydi her bakışın: aşık olunası..

Her yaran yar gibiydi Eyyub’un yarası gibi bedeninde değil, kalbindeydi.

“Beni kurtar.” demedi.

“Şifa ver.” bile demedi.

Sadece derdini Allah’a emanet etti.

Kurtlanmış ama kurtarılmış

bir Kudüs’tü her yaran;

kurtarılmaya hazır,

kutsanmış.

Yaraların yaralarıma........

© Tigris Haber