Dükkan bizimse, vitrin biziz |
Siyaset uzun süredir vitrinden yapılıyor. Parlak tabelalar, iddialı sloganlar, büyük laflar… Ancak içeri girildiğinde tablo değişiyor. Raflar seyrek, fiyatlar yüksek, çalışanlar yorgun.
Ekonomi daralırken vitrin büyüdü;hukuk zayıflarken afişler çoğaldı; adalet gecikirken kelimeler hızlandı.
Oysa siyaset, vitrinde söylenenlerle değil; arka rafta biriken gerçeklerle ölçülür.
Vitrin camı kalın olabilir ama kırılgandır. Gerçek, er ya da geç camı çatlatır. Vitrin yalan söylüyorsa dükkân kapanır. Ve o dükkân kapandığında anahtar her zaman milletin cebindedir. Bu kural Ankara’da da geçerlidir, taşrada da.
Bugün ülkede her eleştiriye “algı operasyonu” deniliyor. Oysa algı, gerçeğin yokluğunda oluşur. Gerçek güçlü olsaydı, algıya bu kadar ihtiyaç duyulmazdı. Bir ülke sürekli kendini anlatıyorsa, muhtemelen........