ORADA OLAN

Orada olan, adını duymadan önce de vardı. Biçimi ayrışmamıştı; sınırı yoktu. Üzerinden geçenler olurdu ama geçiş bir iz bırakmazdı. Zaman, onun üzerinde ilerlemezdi; yalnızca içinden geçerdi. Ona yaklaşanlar bakarak değil, durarak yaklaşırdı. Çünkü orada olan, bakılacak bir şey değildi; içinde durulan bir hâldi.

Sesi yankı değildi. Çarpıp geri dönmezdi. Orada olan kendini duyurduğunda, genişleme dışa doğru değil, içe doğru olurdu. Duyan, onu dışarıda aramazdı; kendi içinde fark ederdi. O anda zihinde bir şey susardı. Ne sustuğu bilinmezdi ama o sessizlik eksiklik yaratmazdı.

Üzerinden Geçilen Yer

Çoğu zaman fark edilmeden geçilip gidilirdi. Bazen bir mağara olurdu, bazen bir bahçe, bazen gecenin ortasında hiçbir yer. Üzerinden geçen, adım attığını sanırdı ama aslında dururdu. Ayakta kalır, içi çöker gibi olur, sonra toparlanırdı. Bu bir düşüş değildi. Bu, tutunacak bir şey aramaktan vazgeçilen andı.

Onu anlamaya çalışanlar olurdu. Ona isim vermek isteyenler........

© Tigris Haber