menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖNEMLİ BİR VURGU

13 16
04.01.2026

Tanımlamanın Sınırlılığı

Tanımlama ve isimlendirme gibi işaretler olmadığında, psikolojik bölünmeler, yaralanmalar, sıkıntı ve korkular, yapay zevk ve acılar da olmayacaktır.

Bunlar yalnızca düşünce mekanizmasının dar sınırları içinde ortaya çıkar; zihnin kendi kendini sınırlamasından başka bir şey değildir.

İnsan, sürekli olarak “bu iyi, bu kötü, bu güzel, bu çirkin” diye işaretler koyduğu an, yaşamın doğal akışı parçalanır. İşte o parçalanma, bir yandan deneyimin bütünlüğünü kaybettirirken, diğer yandan sürekli bir eksiklik, kaygı ve yapay bir güvenlik arayışını doğurur.

Yaşamın güzelliği, çoğu zaman göz önünde ama fark edilmemiş olan yerde saklıdır. Sosyal yaşam, ilişki, paylaşım ve enerji akışını, olduğu gibi görerek ve fark ederek izlemek, bu güzelliği ortaya çıkarır.

Ama gözlemlediğimiz her şeyi tanımlamaya kalktığımızda, yani “iyi” ve “kötü”, “güzel” ve “çirkin” gibi etiketler koyduğumuzda, bilinçsiz bir şekilde yaşamı........

© Tigris Haber