BİR KAR TANESİ OLSAYDIM

Bir kar tanesi olsaydım… Hangisine benzemek isterdim? Belki en usul düşene. Belki rüzgârın oyununa kapılmadan, yere doğru kendi ağırlığında süzülen; belki de sessizliği örten ilk taneye… Kim bilir, belki de hiç kimseye benzemeyen, iz bırakmadan eriyen o taneye…

Kar Taneleri Birbirine Benzemez

Her biri gökten inen ayrı bir sır, ayrı bir desen, ayrı bir ömürdür. Birine benzemek, birini izlemek, birini seçmek… Bu yalnızca bir benzerlik arayışı değil, aynı zamanda içsel bir yön bulma isteğidir. Belki ben, iz bırakmayan bir kar tanesi olurdum. Dokunduğu yerde beyazlığıyla değil, serinliğiyle hatırlanan bir tane… Yere değmeden buhar olan ama gökyüzünün nemini taşıyan bir tane. Çünkü bazen var olmak, görünmekle değil, geçip gitmekle anlam kazanır. Ve bazen bir kar tanesi, sadece düşerken değil, kaybolurken öğretir.

Farklılıkta Dinginlik

Eğer bir kar tanesi olsaydım, sonsuz desenler arasında kendim olurdum; her kar tanesinin kendisi olduğu gibi. Benzerlikte değil, farklılıkta dinginlik vardır. İzlemek değil, hissedebilmek isterdim. Yalnızca düşen değil; rüzgâra uymayan, düşerken bile özgür olan kar tanesinin…

Özgünlük, Özerklik Ve Kar Tanelerinin Düşünsel İzleri

Kar tanelerini izlediğimizde, her birinin eşsiz bir yapıya sahip olduğunu; hiçbirinin........

© Tigris Haber