İnsan Neden Koltuğa Tutunur?

Bazı sorular vardır; cevabı yalnızca siyasette değil, insanın ruhunda gizlidir.

Mesela neden bazı insanlar zamanı geldiğinde gitmeyi bilmez?

Neden kaybettiği halde kazanmış gibi davranır?

Neden toplum yorulmuşken, insanlar değişim isterken, ülke ekonomik ve sosyal krizlerin altında ezilirken hâlâ kendi koltuğunu memleketten daha önemli görür?

Bu soruların cevabı sadece siyasette değil, insan psikolojisinin en karanlık taraflarında saklıdır.

Çünkü güç, insanın karakterini ortaya çıkaran en büyük sınavdır. Uzun yıllar yönetici olan, alkışlanan, etrafında sürekli “haklısınız” diyen insanlar bulunan kişiler bir süre sonra gerçekle bağını kaybetmeye başlar. Kendilerini vazgeçilmez sanırlar. Eleştiriyi ihanet, değişim talebini düşmanlık gibi görürler. Zamanla koltuk artık bir görev olmaktan çıkar; kimliğe dönüşür.

Ve insan bazen makamı bırakmaktan değil, önemsizleşmekten korkar.

İşte siyasette gördüğümüz birçok kavganın altında yatan psikolojik gerçek budur.

Tarihe yenilmiş biri olarak geçme korkusu…

Bir daha kimsenin kendisini aramayacağı düşüncesi…

Bu yüzden bazı siyasetçiler kaybettikleri halde gitmezler. Çünkü gitmek onlar için sadece koltuktan kalkmak değildir; aynı zamanda yıllarca kurdukları “güç kimliğinin” dağılmasıdır.

Ama insanın kendisine sorması gereken daha büyük bir soru........

© Tigris Haber