Gözaltı Sayılmayan Gözaltı Ancak Gözdağı Olur
Kolluk ve savcılık, size gözaltı prosedürünü eksiksiz uygulayacak ama “Bu gözaltı değil, samimi bir ifadeye çağrı” diyecek.
Bakın, bu hukukun dışına çıkmak ve keyfiyete bulaşmak demektir.
Tamam, daha önceki kimi uygulamaları hukuk içinde kabul etmiyoruz ama en azından gözaltına “gözaltı”, tutuklamaya “tutuklama” deniyordu.
Bir kişi sabahın köründe (saat 6 civarı) kolluğun kontrolüne geçiyor; 15 saat boyunca kolluk otosuyla sağlık kontrolüne götürülüyor, adli muayene ve vücuttan örnek alımı yapılıyor; üstüne ifadeleri alınıyor ve yine sağlık muayenesinden sonra serbest bırakılıyorsa — ama buna “gözaltı” denmiyorsa — bu, “Ben seni canım istediği zaman evinden alırım, hakim kararı olmasa da vücudunu muayene ettiririm ve seni salmadıkça kolluğun kontrolünde tutarım” demektir.
Eğer kolluk, gözaltı işlemi yapmaksızın kişileri 15 saat boyunca herhangi bir hukuki işlem olmaksızın fiilen özgürlüklerinden yoksun bırakmışsa, bu durum ya açıkça bir gözaltıdır — o hâlde neden “gözaltı” denmiyor? — ya da gözaltı değilse, bu fiil hem “görevi kötüye kullanma” (TCK m.257) hem de “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” (TCK m.109) suçlarını oluşturur.
Bu hareket, 1679........© Tele1
