We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Öğrenciler düşmanın değil, bizim çocuklarımız!

4 8 5
04.02.2021

4 Şubat 2021 Perşembe

İnsanın bazen aklı almıyor; bir devlet kendi çocuğundan, kendi öğrencisinden nasıl bu kadar nefret eder, onlara nasıl bu kadar düşman muamelesi yapar?

Dün yalnızca Boğaziçi’nde ya da Kadıköy’de değil, Ankara’da da resim aynıydı. Gözdağı, tehdit, abluka, biber gazı, plastik mermi, ters kelepçe ve gözaltı…

Hakaret ve hedef gösterme iç içe geçti, adalet ve vicdan ise her zamanki gibi lafta kaldı…

Siyasi raf ömrü dolan, kamuoyu desteği azalan ve yönetme yeteneği hızla tükenen iktidar kabak tadı veren ve aslında sağduyulu herkesi usandıran yöntemini ve söylemini Boğaziçi öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin haklı talebi için de bilerek ve isteyerek ısrarla sürdürüyor…

Erdoğan ve kendisinin atayarak yetkilendirdiği bazı isimler, örneğin İçişleri Bakanı Soylu, kendilerini ülkenin sahibi gibi gördükleri için kriz her gün biraz daha derinleşiyor. Farklı görüş, itiraz kültürü, empati hepsi boş laflara dönüşüyor…

“Sahip” belli olunca, dinin yorumu da, tarihin yorumu da kendilerine göre oluyor!

Durum böyle olunca, her konuda ve her alanda “kendi yorumlarına uygun koşulsuz ve mutlak itaat” istiyorlar. Bırakın başka bir alternatifi dile getirmeye kalkmayı, itiraz etmek bile düşman hukukuna tabi olmayı beraberinde getiriyor!

Bu nedenledir ki, ortada henüz iddianame ve yargı kararı yokken, “ben atama rektör istemiyorum, ben rektörümü demokratik şekilde öğretim üyelerimin ve öğrencilerimle seçmek istiyorum” demek “suç” olmakla kalmadı “terörist” ilan edilmeye yetti!

Hak talebinde bulunan öğrenciler “birden bire”........

© Tele1


Get it on Google Play