We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Okula dönüş Doğan Hoca’ya veda: Canın büyüğü küçüğü olur mu?

2 5 6
28.02.2021

28 Şubat 2021 Pazar

Dünyanın en demode, en değişime dirençli kurumları sizce hangisi? Hastaneler, hapishaneler, devlet daireleri. Ya da hepsinin sentezi bir yapı düşünün. Niyetim bunca hır gür içinde size beyin fırtınası yaptırmak değil. Ahkam kesmek hiç değil. Zira hepimiz yorgunuz.

Pandemi yorgunuyuz. Velev ki, kapitalizmin doğuşundan itibaren egemenler bizi kapatacak bir yer arıyorlardı artık buldular. Hem de en masrafsız tarafından gönül rahatlığıyla; evlere kapandık. Ancak insan canlısı durmuyor işte durduğu yerde. Bir de gözetlemek lazım. Ya da gözetim altında tutmak. Öyle ya mesela modern okulun doğuşuna bakalım.

Asıl amaç eğitmek falan değil itaat etmeyi öğretmek. Sanayi Devrimi sonrası ortada bir sürü başı boş çocuk var. Bunların baş kaldırmadan tabiri caizse yola getirilmeleri gerek. Eğitim tarihçilerine göre okulların kuruluş amacı boyun eğen uslu fabrika iş gücü yaratmak. Günümüzdeyse Gatto gibi yazarlar tarafından yerden yere vurulan hatta kitle imha silahı olarak tanımlanan modern eğitim ve okullar hala alternatifsiz (-di ) diyelim. Zira pandemiyle beraber okullar kapandı ve eğitim dijital ekranlara taşındı. Yani okulun alternatifi okulsuzluk oldu. Dolayısıyla bana soracak olursanız bir fantezi de son bulmuş oldu. Zira okulların sadece bilgi aktarım merkezi olmadığı öğretmenlerin de birer taşıyıcı bellek olmadığı anlaşılmış oldu.

Günümüzün Panoptikonlar’ına (yani bütünü gözetleyen hapishanelerine) gelirsek artık dört duvardan oluşmadığını biliyoruz. Hatta büyük bir zevkle kendimizi kendi hapishanemize kapatıyoruz. Bizi bol bol gözetlesinler diye de hücrelerimizin ışıkları da 24 saat açık. Uzağa gitmeyin az önce keyifle yüklediğiniz son gönderinize bakın, kullandığınız sosyal medya uygulamalarına…

Okulların ya da kurumların doğuşu masum değildir, eyvallah. Ancak ya daha iyi bir fikrimiz yoksa… O zaman yaratıcılığı körelttiğini düşündüğümüz bu yapıların içini onarmak, yeşertmek ve canlandırmak için biraz daha katılımcı biraz daha sorumluluk sahibi olmak belki bir değişimi de ateşleyecektir. Hadi bir düşünelim bakalım, pek derin bir yara olan ‘kültürel iktidar’ meselesini. Sizce tüm televizyonlara........

© Tele1


Get it on Google Play