Bakmasak da Postacı Geldi

Yönetmen hemşehrimiz Yüksel Aksu sinemaya yeni bir filmle döndü: Bak Postacı Geliyor.
Film tanıtımlarında da çok tekrar edildiği gibi, film bir postacının (Osman) Gülizar ile olan aşkını konu alıyor.
Konu anlaşıldıysa hadi dağılalım… Şaka şaka!...
İster sinema olsun, ister roman veya hikâye, seyirci ve okuyucu için esas olan ana konunun nasıl işlendiğidir.
Elini klavyeye dokunduranların, “Film 1950’lerde bir taşra kasabasında geçiyor.” dediğine bakmayın; film tam olarak 1960 bahar aylarında geçiyor. Kurgu çok iyi yapıldığından, seyirci 1960 bahar aylarını filmin sonuna doğru anlayacak. Çünkü kız isteme ve kız kaçırma tam da 27 Mayıs 1960 gecesine denk gelecek. Spoiler vermiş gibi olmayalım ama kız isteme sahnesinde, kız isteyen yüzbaşıya emir gelip “Sizi komutan çağırıyor.” dendiği ana kadar, film kendi içindeki lirik kurgusuyla devam ediyor. Postacı Osman’ın aşkı… (Bu arada postacı, yönetmenle akraba. Soyadı “Aksu”…) Gülizar’a isimsiz ve adressiz mektup yazmalar… mektuplarda en güzel şiirlerin olması. Gülizar’ın kütüphaneye gidip şiir kitaplarını istediği anda bütün şiir kitaplarının biri tarafından alındığını öğrenmesi ve kitapları alan kişinin Postacı Osman olduğunu anlaması… Bu sahne hem Gülizar’ın aklındaki soruların cevaplarının verildiği, hem de filmin ilk düğümünün çözüldüğü sahne… Tabii buna eşlik eden yerel halk figürasyonları… Mahalle insanları, meyhane arkadaşları… Bunlar da filmin taşra kasabası renkliliği elbette… Yüksek Aksu film yapar da taşra insanının safiyetinde, evrensel insanın ip uçlarını aramaz mı?
CYRANO DE BERGERAC REPLİĞİ
Osman ile Gülizar arasında aşk ilişkisi sürerken, Gülizar’ın yüzbaşıya verileceğinin duyması üzerine Osman, mesai arkadaşı “eşek” ile yalnız kalıp yolda yürürken, perdeye tanıdık bir ses ve replik gelir: Edmond Rostand’ın Cyrano de Bergerac oyunundan “İstemem!... Eksik........

© tarihistan.org