ORHUN'UN KAYNAĞINDAN |
ORHUN’UN KAYNAĞINDAN
Ayşe İlker
Yazma eylemi, beynin en sıra dışı işlerinden biri. Çünkü yazı yazarken nöronlarımız farklı şekilde hareket ediyor. 2009 yılında bir Fransız dergisinde beynin yazı yazmayla ilgili bölümünün kesin olarak belirlendiği anlatılmaktaydı. Buna göre Avusturyalı bir bilim insanı olan Seigmund Exner, beyindeki yazma eylemi bölgesini bulmuş ancak bu bölgenin sınırları bulunamamıştı. Bunun üzerine Jean- François Demonet ve ekibi, bir hastalarındaki kötü huylu tümörü alırken, konuşma merkezine dokunmadan hastalarını uyandıran ve beyin korteksinde elektrot yardımıyla belirli bölgeleri devre dışı bırakan Franck-Emmanuel Roux’dan yardım almıştı ve hastaların onayı alınarak bu yöntem kullanılmıştı. Konuşmanın yanında yazma becerisi de incelenmiş; böylece beynin birkaç milimetrelik alanı devre dışı bırakıldığında hastaların tek bir harf bile yazamadıkları görülmüştü.
Beynin yazı yazma bölgesinin milimetrik olarak belirlendiği 2009 yılından yaklaşık olarak 1295 yıl önce, dörder, beşer, onar yıl aralıklarla taşlara yazı, yazdı Türkler. Beyinlerinde, sözler, cümleler, paragraflar olmasa, tarihlerinde barışlar, savaşlar, akınlar olmasa; hayatlarında üzüntüler, sıkıntılar, tasalar olmasa; yüreklerinde bunlar, aşklar, coşkular olmasa; gözlerinde uzaklıklar, yakınlıklar, doğular, batılar olmasa yazamazlardı hiç şüphesiz. Tanrı onları kutlu kılmıştı. Kut ve erk idi kuşandıkları. Doğruluk ve adaletti kılıçlarında parlayan. Ama kişi oğlu bu; yanılır, şaşar, aldanır, hileyle baş eğdirilir. Tatlı sözler göz ve beyin kamaştırır. Gözleri ve beyni de kamaştırılmıştı zaman zaman Türklerin. Çin’in ipeğine ve ipek gibi kaygan sözlerine de bağlanmışlardı. Bundan sonrasını İlbilge Katun’dan dinleyelim:” İlbilgeyim. İlteriş Kutlug ile evlendim. Evlendiğimde Devletimizin toprakları her yerden çekiştirilmekteydi. Kocam, zeki ve toparlayıcı idi. Kararlı ve cengâverdi. Çinli komşuların hilekârlıkları ve sinsiliklerini görmüştü. Hediyelerinin, güzel sözlerinin ardında hep bir hesap yattığını bilmişti. Buna rağmen acı tecrübelerimiz olmuştu. İlteriş’in müşaviri Tonyukuk olmasaydı olanları yazan, tarihe not düşen bulunmayacaktı. Tonyukuk,........