Kültöbe Yazıtı üzerine

Kültöbe Yazıtı hakkında Ercilasun Hoca da yazdı.
Türk Kültürü dergisinin 2025/2 sayısında çıkan yazıyı paylaşıyoruz.

Hayrettin İhsan Erkoç ile Alparslan Kavaklı’nın Yazıt Kültür Bilimleri Dergisi, 2025, 5(2)’de yayınladıkları “Kültöbe Yazıtı: Erken Oğuzlarda Yazı Kullanımına İlişkin Yeni Bir Buluntu” başlıklı araştırma makalesi önemlidir. Kültöbe adı verilen yazıt, Kazakistan’ın Türkistan şehrine 15 kilometre mesafedeki Oraŋğay köyündeki bir ortaokulun müze binasındadır. Yazıt, kare biçimindeki bir kireç taşı üzerinde Türk (Runik) alfabesiyle yazılmış yedi harften oluşan tek satırlık bir metinciktir.[1]

Yazarlar, konuyu enine boyuna araştırıp incelemişler, yazının muhtemel okunuşlarını tartışmışlar, makalenin sonuna da yazıtın net fotoğraflarını koymuşlardır.

Erkoç – Kavaklı metni kazar kan kul olarak okumuşlardır. Daha zayıf bir ihtimalle de metnin kaz er kan kul olabileceğini düşünmüşlerdir.

Makalenin sonunda yer alan fotoğraflarda ilk beş harf (ķ, z, ince r, ķ, kalın n) açık olarak seçilmektedir. Yazarların ok olarak tespit ettiği altıncı harf çok net değildir. Son harf kalın l olarak okunmuştur ancak yazarların da belirttiği gibi bu harfin altındaki çizgi “Türk yazısının çeşitli varyantlarında her zaman yukarı doğru” yazıldığı hâlde bu yazıtta “düz” yazılmıştır (Erkoç – Kavaklı 2025: 241).

Sorun, son iki harfin sadece biçiminde değildir. Bu iki harfin kul okunmasında da sorun vardır çünkü “Türk yazıtlarında kul kelimesi istisnasız bir biçimde” o/u “harfiyle birlikte yazılmaktadır.” (Erkoç – Kavaklı 2025: 243).

Bu kısa yazıyı yazmamın iki sebebi var. Birinci sebep kan kul tamlamasıyla ilgilidir.

Harflerin belirsizliğine ve ķ ile kalın l arasında u harfi yazılmamış olmasına rağmen son kelimeyi kul okumak mümkündür. Böyle okununca kan kul tamlamasına “han kulu” kazar ile birlikte “Hazar Hanı’nın kulu” anlamı verilebilir. Erkoç – Kavaklı da bu anlamı veriyorlar fakat bir tereddütleri var: “… böyle bir çeviri yapılabilmesi için kul kelimesinin sonunda bir de eki olması, yani kelimenin kulı biçiminde olması gerekmektedir. Dolayısıyla, kelimenin sonunda eki olmadığı için bu şekilde bir okuma önermek zordur.” (Erkoç – Kavaklı 2025: 243).[2]

Bence bu tereddüde gerek yoktur. Çünkü Türk Kağanlığı ve eski Uygur dönemlerinde iyeliksiz tamlamalar vardır.

Bengü taşlardan: Ötüken yış “Ötüken dağları / yaylası” (KT G 3), Yinçü ögüz “Sırderya ırmağı” (KT G 3), Tabgaç bodun “Çin milleti” (KT G 4), Türk bodun “Türk milleti /........

© tarihistan.org