Egolar dev aynasında!
1988, Viyana… İnce bir kayısı marmeladı katmanıyla dengelenmiş, yoğun çikolatalı mükemmel bir pasta olan Sachertorte’nin yaratıcısının oğlu Eduard Sacher tarafından kurulduğu için pastanın adını alan Sacher Oteli’nin meşhur “Blaue Bar”/“Mavi Bar”ındayız. Batonuyla 20. yüzyılın 2. yarısına damgasını vuran ünlü şef Herbert Von Karajan, son derece konsantre bir şekilde, ertesi gün 161. kez yöneteceği halde, yine de çılgınca Brahms’ın 1. Senfonisi’nin partisyonunu çalışırken, bir ateş topu içeri dalar. Bütün enerjisi, sinikliği ve rekabetçiliğiyle aynı dönemin diğer meşhur şefi, “Batı Yakasının Hikâyesi”nin bestecisi Leonard Bernstein’dır bu. Zıtlık ve çatışma ilk andan kurulmuştur. Biri Nazi sempatizanı olmakla suçlanmış, ecdadı Osmanlı topraklarından gelen Makedon Yunan kökenli ama tam bir kontrollü, disiplinli, heteroseksüel, Avusturyalı olan Herbert Von Karajan, diğeri Ukrayna kökenli, Yahudi göçmeni bir Amerikalı ailenin dahi çocuğu, havai fişek, yerinde duramayan, gey, Leonard Bernstein.
Peter Danish’in oyunu “Devlerin Savaşı” iki “dev” adam üzerine yazılmış, iki orta yaş üstü erkek oyuncu için tam bir “şov yapma aracı” bir metin. Bernstein’ı canlandıran Okan Bayülgen ve Karajan Celal Kadri Kınoğlu bulunmaz Hint kumaşını ele geçirmişler de diyebiliriz. Yazar Peter Danish, bir gün Viyana’da tatil yaparken........
