menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mizah tutuklu, kalem tutsak...

19 0
05.07.2026

Düşünmeyelim, eleştirmeyelim, konuşmayalım istiyorlar. Beynimizde onların kelepçesiyle, ruhumuzda onların çizdiği sınırlarla yaşayalım, nefes alalım ama ses çıkarmayalım istiyorlar. Gözümüzün önünde cereyan eden bu devasa tiyatroyu sessizce izleyelim, hatta mümkünse alkışlayalım beklentisindeler.

Beni en çok öfkelendiren, içimi en çok acıtan şey ne biliyor musunuz? Baskının kendisi değil artık. Baskının giderek kanıksanması, evcilleştirilmesi ve en kötüsü de normalleşmesi. Özgürlüğün bir lütuf, bir istisna; yasakların ise hayatın doğal akışı, bir kural hâline gelmesi…

Gülmeyi bile suç sayan, mizahın ironisinden titreyen bir korku ikliminden geçiyoruz. Daha dün, sadece sahnede yaptığı stand-up gösterisindeki sözleri nedeniyle komedyen Deniz Göktaş’ın ters kelepçeyle gözaltına alınıp tutuklanması, bu cinnetin en taze resmi değil mi? Bir ülkenin yargısı, sahnede anlatılan bir espriden, yapılan bir mizahtan suç üretiyorsa, orada akıl tutulması başlamış demektir. Düşünceyi, sanatı, kahkahayı ters kelepçeyle cezalandırmaya kalkan bir akıl, aslında kendi acziyetini itiraf ediyordur.

İşte en büyük tehlike tam olarak burada başlıyor. Çünkü otoriter rejimler sahneye ilk çıktıklarında tankla, tüfekle gelip hukuku ulu orta askıya almazlar. Modern zamanların despotizmi çok daha sinsi, çok daha illüzyonist. Onlar hukukun dilini, cübbesini, terminolojisini kullanarak özgürlük alanlarını milim milim daraltırlar. Baskının adına “hukuk” demeye başladığınız gün, o mahkeme salonlarından adalet değil, yalnızca muktedirin iradesi çıkmaya başladığı gün, hukuk çoktan amacından sapmış, tersyüz edilmiştir. Oysa unuttukları, unutturmak istedikleri yalın bir hakikat var: Hukuk, iktidarın gücünü büyütmek, onu sınırsız kılmak için değil; tam aksine o gücü sınırlamak, bireyi devasa devlet aygıtına karşı korumak için vardır.

Merdan Yanardağ hakim karşısında

Yarın pazartesi. Adliyelerin o soğuk, o yüksek tavanlı, adaleti koridorlarında kaybettiğimiz binalarından birinde yine bir haysiyet sınavı verilecek. Gazeteci Merdan Yanardağ, tam dokuz aydır bir hücrede, dört duvar arasında tutsak. Dile kolay, bir insanın hayatından, kaleminden, sevdiklerinden çalınan koca........

© T24