Korkunun adı: Perperişan
Bugün hem gazeteci, hem de yıllardan beri, gerek profesyonel gerekse amatör olarak uğraşım olan sanatçı kimliğimle sesleneceğim.
Yarın (30 Mart) hakim karşısına çıkacak olan Mabel Matiz’in “Perperişan” şarkısı ve ona yönelik “müstehcenlik” yakıştırması konumuz…
Bu artık bir hukuk meselesi değil; düpedüz bir akıl tutulması…
Yarın mahkeme salonunda yargılanacak olan bir sanatçı değil, bu ülkenin aklı, zevki ve özgürlük kapasitesidir.
Suçlama tanıdık: “Genel ahlakı bozmak.”
Peki o “genel ahlak” kim? Kim karar veriyor neyin müstehcen, neyin kabul edilebilir olduğuna?
Hazırlanan iddianamede şarkıda yer alan ifadelerin "cinsel arzuyu dolaylı biçimde tahrik ettiği, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar içerdiği, cinsel birleşmeye yönelik betimlemeler bulunduğu" söyleniyor. Benim de gülesim geliyor.
Üstelik Aile Bakanlığı da davaya müdahil oldu ve sanığın ‘cezalandırılmasını’ istedi. Hükümetçe bir şarkının peşine düşüp kovalıyorlar. Ne kadar absürt bir durum! Dinlemezsin olur biter…
Bir avuç muhafazakâr refleksin, bütün bir topluma “ahlak polisi” kesildiği........
