Dünyanın üzerinde Hitler’in hayaleti dolaşıyor
Diğer
12 Ocak 2026
Adolf Hitler
“New York’un tamamı kurtarıldı. Kral çok yaşasın!”
Bunu söyleyen, seçildiği günün üçüncü haftasında kendini “kral” ilan eden, dünyanın süper gücü ABD’nin başkanı Donald Trump’tan başkası değildi.
Kutsadıkları kapitalist “yeni dünya düzeni”nin megaloman, şizofrenik çığlıklarla başkanlık koltuğuna oturan liderinin ağzından döküldü bu sözler. Bireylere, kurumlara, devletlere hakaretler yağdıran; tehdit eden; şantajı, küfrü ve entrikayı politika haline getiren bir kolonyalist devlet kibrinin açıktan dışavurumuydu. Kabaydı, nobrandı, çirkindi. Ahlaktan, edepten, incelikten yoksun; hoyratçaydı.
Bir devrin kapanmakta, yeni ve karanlık bir çağın açılmakta olduğuna işaret ediyordu.
Çünkü artık Dünyanın üzerinde Hitler’in hayaleti dolaşıyordu.
Kendisini “kral” ilan etmiş, “New York’un tamamı kurtarıldı. Kral çok yaşasın!” diyor; ardından Beyaz Saray, arka planda Manhattan silueti olan, taç takmış, gülümseyen bir Trump görseli eşliğinde bu sözleri yeniden dolaşıma sokuyordu.
Şantaj, hile ve tehdit devletin düsturu olmuştu. Sabah Çin’i, akşam Kanada’yı, başka bir gün Danimarka’yı tehdit ediyordu. Ertesi gün Meksika’ya parmak sallıyordu. Grönland’a göz diktiğini saklamıyor, “eninde sonunda benim olacak” diyordu. İran’ı anmaya bile gerek yoktu.
Soykırım destekçiliği siciline kalın harflerle yazılmış birçok Avrupa demokrasisi de şaşkındı. Maskeler düşmüş; Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği birer maskaraya dönüşmüş; insan hakları sözleşmeleri, uluslararası hukuk, Kopenhag Kriterleri yerlerde sürünüyordu.
ABD Başkanı, “Gazze’de yönetimi devralacağını,” halkın başka yerlere sürüleceğini ilan ediyordu. Sömürgeci bir zihnin arsızı, gemi azıya almış haydutluğun utanmazıydı; “ABD, bölgenin sahibi olacak.” diyordu.
Yirmi yıl kan döktükten sonra utanç içinde kaçtıkları Vietnam ve Afganistan hiçbir şey öğretmemişti belli ki. Dün Irak’ta, Libya’da, Suriye’de yarattıkları yangını bugün Venezuela’ya taşımaya kararlıydılar. Ülkeleri tehdit ediyor, denizlerde yol kesiyor, korsanlık yapıyorlardı.
Ukrayna lideri Zelenski’yi sarayına çağırıyor, aşağılıyor, eziyordu. “Değerli madenlerini alıp yapay zekâdan silaha kadar her alanda kullanacağız” sözleri ona aitti.
Bir sabah uyanıyor, savaş makinesini egemen bir ülkenin, Venezuela’nın üzerine salıyor; devlet başkanını, eşini - fırsat bulsa çocuklarını - kaçırıyordu. Kendi halkının yüzde kırkı yoksulluk içindeyken, dünyanın borcunu yaparak kurduğu ordularla şehirleri bombalıyordu.
Bir........
