İmralı’ya gitmek mi zor, kalmak mı? |
Diğer
19 Kasım 2025
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
Bu tür girişimlerde çoğu kez olduğu gibi, adı bile, hamaset yüklü olması gerekiyor ya:
“Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu.”
Terörün sonlandırılması çabalarında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni devreye katan bu komisyon, hiç tartışmasız, yerinde bir girişim. Komisyona İYİ Parti hariç, Meclis’teki bütün partiler üye veriyor.
Komisyonun adına gelince...
“Milli Dayanışma...”
“Bir topluluğun ortak amaçlar, değerler veya zorluklar etrafında bir araya gelmesini ifade ediyor milli dayanışma.”
Komisyonda “ortak amaç”’ terörün sonlandırılması, nihayetinde Kürt Sorununu çözmek amacıyla gerekli yasaların çıkartılmasına dayanıyor.
Bununla birlikte...
Bir kadın komisyonda kendi ana dilinde, Kürtçe konuştuğu anda sözü kesiliyor.
Daha ana dilinin konuşmasına izin verilmeyen bir komisyonda, hangi “milli dayanışma?..”
Ya “kardeşlik?”
Kardeşlik biyolojik olarak, “kan bağı üzerinden akrabalık ilişkilerini” tanımlıyor. Siyasetteki “kardeşlik” gerilimden uzak, uzlaşmayı betimleyen bir simge.
Etnik sorunların çözümünde uluslararası örneklerde “kardeşlik” kavramı kullanılıyor mu?..
Değerli gazeteci arkadaşım Ragıp Duran bu soruya açıklık getiriyor:
“İhtilaf çözümü örneklerinde Güney Afrika’da siyah-beyaz kardeşliği, IRA ya da ETA meselelerinde İngiliz-İrlanda kardeşliği, İspanyol-BASK kardeşliği gibi deyimlere pek rastlanmaz. Çünkü öyle bir kardeşlik yok. Siyasette kardeşlik olmaz, eşitlik ya da dayanışma olur” (Ragıp Duran, Sen Benim Kardeşimsin, O Kadar, Nupel.tv 10 Kasım 2025).
Ya “demokrasi?”
Terörün sonlandırılması ve Kürt Sorunu çözümünde demokrasi dışı engelleri kaldırmayı amaçlıyor.
Ancak, engeller bunlarla sınırlı değil.
İfade ve basın özgürlüğünün kalmadığı, Anayasa’yı yerel mahkemelerin bile dikkate almadığı, yasaların muhalefete böyle, iktidar yanlılarına şöyle uygulandığı bir ortamda “hangi........© T24