menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Çalışan Gazeteciler Günü”: Bir teselli ver bana!..

30 1
saturday

Diğer

10 Ocak 2026

Bazen...

Eve yollanan paket içinde bomba...

Bazen...

Araca bomba yerleştirmek...

Bazen...

Sosyal medya üzerinden çoluk çocuk dahil, küfürlü tehdit...

Bazen..

Evin önünde üç, beş kişinin boy göstermesi, tehditkar bakışlar, el kol sallamalar...

Bazen...

Sokakta yol kesmek, sopalarla, kesici aletlerle saldırmak...

Fiziki saldırılara paralel:

“-Sen hakaret ettin,

-Sen casusluk faaliyetine karıştın,

-Sen halka yanıltıcı bilgi verdin,

-Sen doğru yazdın ama, o haberi nereden aldın”,

gibi soru ve suçlamalarla, sabahın köründe gözaltı, ardından doğru içeri!..

Bunun ötesinde, ülkeyi yönetenlere soru sormak...

İzne bağlı bir seremoni!..

Ancak, onların istedikleri soruları sormak serbest!..

Basın özgürlüğünün yeni tanımı olmak üzere.

Kimi tarif ediyor bu örnekler?..

Ekonomik sıkıntı çekenler kafilesinde, işsizler ordusunda, sıkı sık mahkeme kapılarında ve hapisane koğuşlarında görülen...

İfade ve düşünce özgürlüğüne hasret...

Gazeteciler!..

Bugün gazetecilerin günü.

Adı her ne kadar “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” olsa da, günümüz gerçeğinde...

“Ça -lı - şa - ma - yan Gazeteciler Günü!..”

Çalışamayan, çünkü:

-Basın özgürlüğünden yoksun.

-İfade özgürlüğünden yoksun.

-Her an fiziki ve sözlü saldırıya maruz.

-Ve ağır ekonomik koşullar.

Üstüne üstlük, muhalif basın üzerinde iktidarın iki sopası, TV’lere RTÜK’ten para cezaları ile program yasaklamaları, hatta belli süreyle ekran karartmak, yazılı basına ise, Basın İlan Kurumu (BİK) yoluyla ilan kısıtlamaları. Ayrıca, ilan vermeye kalkan özel kesime gözdağı. Böylece...

“Muhalifleri yola getirmek hesapları!..”

Bundan yerel basın da, nasibini alıyor. Ekonomik ve siyasi baskı sonucunda son üç yılda 350 yerel gazete kapanıyor.........

© T24